ABD ve İran arasındaki diplomatik trafik, hafta sonu Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması beklenen yeni müzakere turuyla zirveye ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump, görüşmelerin oldukça hızlı ilerlediğini ve temel konular üzerinde büyük ölçüde mutabakat sağlandığını duyurdu. Trump, nihai bir anlaşmaya varılana kadar İran’a yönelik deniz ablukasının %100 oranında devam edeceğinin altını çizdi.
20 milyar dolarlık uranyum teklifi
ABD basınında yer alan iddialara göre Washington, İran’ın elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu üçüncü bir ülkeye devretmesi karşılığında, Tahran yönetiminin 20 milyar dolarlık kaynağa erişimini sağlamayı teklif etti. İran tarafının ise bu rakamın daha da üzerine çıkılmasını, petrol satışındaki kısıtlamaların kaldırılmasını ve uluslararası finans sistemine tam entegrasyonu talep ettiği belirtiliyor.
Masadaki teknik düzenlemeler
Müzakerelerde tartışılan teknik başlıklar arasında; İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini gönüllü olarak durdurması, yer altı nükleer tesislerinin devre dışı bırakılması ve nükleer faaliyetlerin tamamen uluslararası denetime açık yer üstü tesislerinde yürütülmesi yer alıyor. Buna karşılık İran’ın tıbbi izotop üretimi için araştırma reaktörlerini işletmesine izin verilmesi planlanıyor.
Bölgesel engeller ve Pakistan’ın rolü
Anlaşmanın önündeki en büyük engellerden biri, Tahran’ın bölgedeki gruplara verdiği desteği sürdürme kararlılığı olarak görülüyor. ABD’li yetkililer, İran’ın bu konularda taviz vermeye henüz yanaşmadığını ifade ediyor. Öte yandan, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in müzakereleri kolaylaştırmak adına yürüttüğü mekik diplomasisi, İslamabad turu öncesi sürecin seyrini belirleyen ana unsur oldu.
28 Şubat’ta patlak veren savaşın ardından 8 Nisan’da Pakistan’ın arabuluculuğuyla ilan edilen iki haftalık geçici ateşkesin, kalıcı bir barış anlaşmasına dönüşüp dönüşmeyeceği dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
