İsrail’in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü askeri operasyonlar ve abluka, sivil halkın yanı sıra geleceğin teminatı olan çocukları doğrudan hedef almaya devam ediyor. Hamas Sözcüsü Hazem Kasım ve Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Bağımsız Soruşturma Komisyonu, işgal ordusunun Filistinli çocuklara yönelik sistematik bir “yok etme” politikası izlediğini rapor ve açıklamalarla dünyaya duyurdu.
Son olarak çarşamba günü Han Yunus kentinde Ahmed el-Rakab adlı bir çocuğun İsrail İHA’sı tarafından hedef alınarak katledilmesi, uluslararası raporların hemen ardından gerçekleşen çarpıcı bir örnek olarak kayıtlara geçti.
“20 binden fazla çocuk kasıtlı olarak katledildi”
Hamas Sözcüsü Hazem Kasım, düzenlediği basın toplantısında İsrail’in çocuk ölümlerini “savaş kazası” olarak nitelendirmesinin büyük bir yalan olduğunu vurguladı. BM’nin işgal ordusunu kınayan raporundan sadece bir gün sonra bile çocukların hedef alınmaya devam ettiğini belirten Kasım, şu ifadeleri kullandı:
“Savaşın başından bu yana 20 binden fazla Filistinli çocuğun şehit edilmesi, bu katliamların tesadüf değil, planlı ve sistematik bir soykırım politikasının parçası olduğunu kanıtlamaktadır. İsrail, Filistin halkının geleceğini ve yeni nesillerini yok etmek istiyor. Uluslararası toplumun bu barbarlığı durdurması ve işgal liderlerini yargılaması için acil eyleme geçmesi gerekmektedir.”
Kasım, İsrail’in küresel hukuku ve BM kararlarını açıkça hiçe saydığını ve uluslararası mekanizmalarla alay ettiğini sözlerine ekledi.
BM Komisyonu: Filistin halkının geleceği baltalanıyor
Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Filistin Toprakları Bağımsız Soruşturma Komisyonu Başkanı Srinivasan Muralidhar, Mart 2026’ya kadar olan dönemi kapsayan 100 sayfalık özel bir rapor sundu. Raporun, doğrudan çocuklara yönelik hak ihlallerine odaklanan ilk uzmanlaşmış BM çalışması olduğunu belirten Muralidhar, “yadsınamaz kanıtlara” ulaştıklarını açıkladı.
BM raporunda yer alan verilere göre, yalnızca Ekim 2023 ile Ekim 2025 tarihleri arasında 20 binden fazla çocuk hayatını kaybederken, 44 binden fazla çocuk ise yaralandı veya sakat kaldı. Çocuklar, Gazze’deki toplam sivil kayıpların yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor.
İki ölümcül yöntem: Ağır bombardıman ve keskin nişancılar
Komisyon Başkanı Muralidhar, sahadaki incelemelerinde çocuk ölümlerinde iki net yöntemin öne çıktığını belgelediklerini aktardı:
- Geniş Etkili Mühimmatlar: Sivil yerleşim alanlarına havadan bırakılan büyük ölçekli bombalarla çocukların topluca katledilmesi.
- Doğrudan ve Kasıtlı Ateş: Keskin nişancılar ve quadcopter tipi dronlar vasıtasıyla çocukların doğrudan baş ve göğüs gibi hayati bölgelerinden vurulması. BM, bu durumun saldırıların kasıtlı niteliğini açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
Toplumsal ve kültürel yıkım kapıda
Raporda, saldırıların yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı kalmadığı, Gazze’nin sosyal dokusunun da yok edilmek istendiği belirtildi. Paylaşılan verilere göre, Gazze genelinde 58 binden fazla çocuk anne, baba veya her iki ebeveynini birden kaybederek yetim kaldı. Bununla birlikte eğitim sisteminin tamamen çökertilmesi, gelecek nesillerin kültürel ve toplumsal varlığını sürdürmesini tehdit eden en büyük unsurlardan biri olarak nitelendirildi.
