İrlanda Dışişleri Bakanı Helen McEntee, yasa dışı yerleşim birimlerinden gelen ürünlerin ticaretini kısıtlayacak kanun tasarısını temmuz ayı ortasına kadar yasaklamak için yoğun çaba sarf ettiklerini açıkladı. Dublin yönetiminin bu adımı, İsrail, bazı Amerikalı kongre üyeleri ve uluslararası iş çevrelerinin muhalefetine rağmen atılıyor. Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları nedeniyle Tel Aviv yönetimine en sert eleştirileri yönelten ülkelerin başında gelen İrlanda, ilk olarak Ekim 2024 tarihinde yerleşim birimlerine yönelik yaptırım kartını masaya getirmişti.
Bakan McEntee, bölgedeki diplomatik süreçlere ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Her zaman barışçıl bir çözümü savunduk ancak İsrail hükümetinin son dönemdeki uygulamaları, Batı Şeria’da tırmanan yerleşimci şiddeti ve Lübnan’da süregelen saldırganlık, onların barış yolunda ilerlemek istemediklerini açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı. İsrail’deki aşırı sağcı koalisyon hükümeti, Gazze savaşının başladığı Ekim 2023 tarihinden bu yana Batı Şeria’da yeni yerleşim yeri inşasına hız verirken, bazı bakanlar bölgenin tamamen ilhak edilmesi yönünde çağrılar yapıyor.
Kanun tasarısı üzerindeki baskılar ve diplomatik dengeler
Söz konusu kanun tasarısı, ekim ayından bu yana hem içerideki muhalif siyasetçilerin hem de küresel şirketlerin baskıları nedeniyle erteleniyordu. Muhalefet partileri yasağın kapsamına hizmet sektörünün de dahil edilmesini talep ederken, uluslararası lobiler tasarının tamamen iptal edilmesi için kulis yürütüyordu. İrlanda Başbakanı Micheal Martin ise yasağın sadece ticari mallarla sınırlı kalacağını belirterek, hizmet sektörünü kapsayacak şekilde genişletilmesinin “uygulanabilir ve uygulanabilir” olmadığını savundu. Ticaret odaları da kapsamın genişletilmesinin çok uluslu yabancı şirketleri yasal yaptırım riskleriyle karşı karşıya bırakabileceği yönünde uyarılarda bulunmuştu.
İrlanda Merkezi İstatistik Ofisi verilerine göre, yasağın sadece ticari mallarla sınırlandırılması İsrail işgali altındaki topraklardan ithal edilen çok az sayıda ürünü etkileyecek. Bu ürünlerin başında, yıllık yaklaşık 200 bin avro değerindeki meyve ithalatı geliyor. Diplomatik alanda ise tasarı, geçtiğimiz yıl bir grup Amerikalı kongre üyesinin Başbakan Martin’e gönderdiği uyarı mektubuyla sarsılmıştı. Amerikalı siyasetçiler, bu kanunun yasalaşması halinde ABD-İrlanda ilişkilerinin zarar göreceğini ve İrlanda’daki Amerikan yatırımlarının olumsuz etkileneceğini iddia etmişti.
Buna karşılık Bakan McEntee, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşim birimlerine karşı bu düzenlemeyi Belçika, Hollanda ve Slovenya gibi ülkelerle koordineli şekilde yürütmeyi umduklarını belirtti. Avrupa Birliği içinde bu tür ticari kısıtlamaları fiilen uygulayan tek ülke şu an için İspanya olarak öne çıkıyor.
