ABD’de İsrail’e destek eriyor: Halkın ’ı olumsuz bakıyor
Dünya

ABD’de İsrail’e destek eriyor: Halkın ’ı olumsuz bakıyor

Pew Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen ve küresel ölçekte yaklaşık 30 ülkeyi kapsayan son araştırma, ABD’de İsrail’e yönelik algının ciddi bir değişim geçirdiğini ortaya koydu. Ankete göre, Amerikalıların %60’ı İsrail hakkında olumsuz görüşe sahipken, olumlu düşünenlerin oranı yalnızca %37’de kaldı. Bu sonuç, geçen yıla kıyasla İsrail’e yönelik “olumsuz bakışın” %7 oranında arttığını gösteriyor.

Gençler ve sol kesim tepkili

Araştırma, Amerikan toplumundaki derin siyasi ve nesilsel kırılmaları da gözler önüne seriyor:

  • Siyasi Kırılma: ABD’deki sağ ve sol yelpaze arasındaki görüş farkı oldukça belirgin. Sol görüşlü Amerikalıların %83’ü İsrail hakkında olumsuz görüş bildirirken, bu oran sağcı kesimde %37 seviyesinde.
  • Genç Kuşak: 18-34 yaş arası Amerikalı gençlerin %74’ü İsrail’e olumsuz bakıyor. Yaş arttıkça olumsuz görüş oranı düşse de, 50 yaş ve üzerindeki katılımcılarda bile olumsuz bakış %49’a ulaşmış durumda.

Netanyahu’ya güvensizlik zirvede

Anket, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik güvenin de büyük yara aldığını gösteriyor. Amerikalıların %59’u Netanyahu’ya güvenmediğini belirtirken, güvenenlerin oranı %27’de kaldı. Geçen yıla oranla Netanyahu’ya güvensizlik %7 oranında artış gösterdi.

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’in aktardığına göre, ABD’deki Yahudi seçmenler arasında Netanyahu’ya destek 2009’dan bu yana en düşük seviyesine geriledi; seçmenlerin %67’si Başbakan hakkında olumsuz görüşe sahip.

Küresel tepkiler: Avrupa’da tablo daha ağır

Araştırma sadece ABD’yi değil, küresel ölçekteki durumu da yansıtıyor. Diğer ülkelerde İsrail’e yönelik olumsuz görüş ortalaması %67 seviyesinde seyrederken, İtalya, İspanya ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde yetişkinlerin yarısından fazlası İsrail hakkında “çok olumsuz” görüş bildirdi.

Not: Söz konusu anket, 8 Şubat – 13 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmanın çoğu, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı askeri operasyonun ardından tamamlandığı için verilerin bu jeopolitik gerilimden doğrudan etkilendiği belirtiliyor.