Batı Şeria’nın en büyük şehri olan El Halil, son aylarda İsrail’in yasadışı yerleşim politikalarının merkez üssü haline geldi. Bölgedeki Filistinliler; tarım arazilerinin gasp edilmesi, yeni yerleşim karakollarının kurulması, yolların kapatılması ve silahlı yerleşimci saldırılarıyla karşı karşıya. Uzmanlar, bu durumun münferit olaylar değil, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını engellemeyi amaçlayan bütüncül bir “İsrail devlet politikası” olduğunu vurguluyor.
Özellikle Masafer Yatta, Sa’ir, Beyt Amr, İzna, Terkumya ile Eski Şehir ve İbrahim Camii çevresi, İsrail ordusunun koruması altında gerçekleştirilen sistematik genişleme operasyonlarının ana hedefi konumunda.
İdeolojik vizyon: “Tarihi İsrail” hayali
Yerleşim uzmanı Dr. Firas el-Kavasmi, El Halil’deki hareketliliğin İsrail’in genel Batı Şeria stratejisinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtiyor. Kavasmi’ye göre, İsrail hükümetindeki “Dini Siyonizm” kanadı, Batı Şeria’yı kendi “tarihi İsrail”lerinin kalbi olarak görüyor.
Kavasmi, bölgedeki faaliyetlerin temel hedeflerini şöyle özetliyor:
- Coğrafi boğulma: Filistinlilerin yaşam alanlarının parçalanması ve hareket alanlarının kısıtlanması.
- Demografik dönüşüm: Halkın kendi topraklarında “kendi kaderini tayin eden bir ulus” olmaktan çıkarılıp, yönetilen bir topluluğa dönüştürülmesi.
- Kalıcı egemenlik: Yeni kurulan karakollar ve altyapı ağlarıyla İsrail egemenliğinin sahada geri dönülemez bir şekilde tesis edilmesi.
“Sessiz tehcir” stratejisi
Bölgedeki aktivistlerden İsa Amro, yerleşimci saldırılarının artık çok daha örgütlü hale geldiğine dikkat çekiyor. Amro, bu durumu doğrudan bir “tehcir kararı” olmaksızın, halkı ekonomik olarak çökertip yaşamı çekilmez hale getirerek bölgeyi terk etmeye zorlayan bir “sessiz tehcir” politikası olarak tanımlıyor.
Amro, “Güvenliğin kalmaması, tarım arazilerine ulaşımın engellenmesi ve geçim kaynaklarının yok edilmesi, insanları yavaş yavaş göçe zorluyor” diyerek, İsrail’in askeri gücü doğrudan kullanarak inşa ettiği yerleşimci ağının, bölgenin demografik yapısını tamamen değiştirmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Bölgesel dengeler ve gelecek
El Halil, geniş yüzölçümü ve stratejik konumu nedeniyle İsrail’in “fiili ilhak” sürecinde en kritik noktayı oluşturuyor. Analistler, İsrail’in mevcut hükümetinin, yerleşimcileri silahlandırıp onlara geniş yetkiler vererek, Batı Şeria’nın büyük bir kısmında “de facto” egemenliğini ilan ettiğini ve bu durumun gelecekte herhangi bir siyasi çözüm olasılığını kökünden baltaladığını savunuyor.



