Filistin İnsan Hakları Merkezi (PCHR), Gazze Şeridi’nde hayati risk taşıyan yaklaşık 20 bin hastanın, tedavi için yurt dışına çıkışlarına izin verilmemesi nedeniyle “yavaş bir ölüme” mahkum edildiğini duyurdu. Merkezin yayımladığı rapor, bölgedeki sağlık krizinin insani bir felakete dönüştüğünü ortaya koyuyor.
20 bin hastanın hayati riski
Filistinli insan hakları kuruluşu, Gazze’den tedavi için çıkışı engellenen 20 bin hastanın durumunun her geçen saat kötüleştiğini belirtti. Raporda, bu hastaların tedavi edilememesinin, Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden askeri operasyonların bir parçası olan “soykırım” eylemlerinin bir ayağı olduğu savunuldu.
Hastaların yurt dışına sevk edilmesinin engellenmesi, bölgedeki zaten çökmüş olan sağlık sisteminin üzerindeki yükü daha da artırıyor. Geriye kalan kısıtlı tıbbi imkanlar, uzmanlaşmış tedavi gerektiren hastaların ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak durumda.
Sistematik yıkım ve uluslararası hukuk
İnsan hakları merkezi, yaşanan bu durumu “kasıtlı bir yok etme süreci” olarak tanımlıyor. Yapılan açıklamada, hastanelerin sistematik şekilde hedef alınması, tıbbi malzemelerin girişinin engellenmesi ve hastaların tedavi haklarının gasp edilmesinin, uluslararası hukuka ve insan hakları sözleşmelerine açık bir aykırılık teşkil ettiği vurgulandı.
“Soykırım” suçlaması
Kuruluş, bu uygulamaları “soykırım suçu” kapsamında değerlendirerek şu ifadelere yer verdi:
- Uluslararası Sözleşmeler: Soykırım Suçunun Önlenmesi Sözleşmesi’nin 2. maddesine atıfta bulunarak, hastaların tedaviye erişiminin kasten engellenmesinin, “bir grubun fiziksel olarak tamamen veya kısmen yok edilmesi amacıyla yaşam koşullarının bozulması” suçunun temel taşlarından biri olduğunu belirtti.
- İhmal değil kasıt: Raporda, hastanelerin yıkılması, ilaç girişinin durdurulması ve hastaların ölüme terk edilmesinin tesadüfi olmadığı, nüfusun fiziksel varlığını tehdit eden bilinçli bir stratejinin sonucu olduğu ifade ediliyor.
Gazze’deki hastalar, tıbbi uzmanlık eksikliği ve tedaviye erişim yasakları arasında sıkışmış durumda. PCHR, uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulunarak, hastaların tedavi hakkının korunmasının insani bir zorunluluk olduğunu hatırlattı.
