Almanya, 2011 yılında askıya aldığı zorunlu askerlik sistemine, savunma politikalarında yaptığı köklü değişikliklerle dolaylı bir dönüşün sinyallerini veriyor. 1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren yeni yasal düzenleme, askerliği resmi olarak “zorunlu” hale getirmese de; 18 yaşına basan her erkek vatandaşın orduya (Bundeswehr) sağlık durumu ve askerlik isteğine dair kapsamlı bir anketi doldurup geri göndermesini mecbur kılıyor.
“Dayatmaları kabul etmiyoruz”
Alman gençleri, hükümetin bu hamlesini bireysel özgürlüklere bir müdahale olarak görüyor. Yazılım sektöründe kariyer yapmaya hazırlanan 21 yaşındaki Stefan, “Geleceğimi kışlada değil, profesyonel hayatımda görüyorum. Kimsenin bana ne yapacağımı dayatmasını istemiyorum” sözleriyle tepkisini dile getiriyor. 19 yaşındaki Lisa ise düzenlemenin sadece erkekleri kapsamasını “cinsiyet ayrımcılığı” olarak nitelendirerek, eşitlik ilkesine vurgu yapıyor.
Yeni yasada öne çıkan kısıtlamalar
Savunma uzmanları, yeni düzenlemenin sadece bir anketten ibaret olmadığını, beraberinde bazı yaptırımları da getirdiğini belirtiyor:
- Zorunlu Kayıt: Anketi doldurmayan gençlere ağır para cezaları öngörülüyor.
- Seyahat Kısıtlaması: Askerlik çağındaki gençlerin yurt dışına çıkışlarına yönelik bazı izleme ve bildirim süreçlerinin geri getirilmesi, “seyahat özgürlüğü ihlali” eleştirilerine neden oluyor.
- Sağlık Kontrolü: Ordunun gerekli görmesi durumunda gençlerin zorunlu sağlık taramalarından geçirilmesi talep edilebiliyor.
Hükümetin gerekçesi: Güvenlik mimarisi
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa’daki artan güvenlik tehditlerine dikkat çekerek, Almanya’nın kıtanın en büyük konvansiyonel ordusunu kurma hedefini yineledi. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Katrin Weber ise seyahat ve bildirim kurallarının Soğuk Savaş döneminden kalma olduğunu ancak bugüne kadar uygulanmadığını belirterek, bu adımların “hazırlık ve tedbir” amaçlı olduğunu savundu.
Analistler, Alman hükümeti ile genç nesil arasında derin bir kopukluk olduğuna dikkat çekiyor. Birçok genç, Rusya’dan doğrudan bir tehdit algılamazken; zorunlu askerliğin “dondurulmuş” statüsünden çıkarılma çabalarının toplumsal huzursuzluğu artırabileceği ifade ediliyor.
