Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen “Demokrasiyi Savunma Forumu”nun dördüncü yüksek düzeyli toplantısında dünya gündemine oturan açıklamalarda bulundu. Küresel çatışmaların tırmanmasından büyük güçleri sorumlu tutan Lula, Birleşmiş Milletler (BM) mekanizmalarının işlevsizleştiğine dikkat çekti.
“BM Güvenlik Konseyi davranışını değiştirmeli”
BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesine doğrudan seslenen Lula, bu ülkelerin mevcut tutumlarını gözden geçirmeleri gerektiğini savundu. Krizlerin kontrol altına alınması için olağanüstü ve acil toplantılar yapılması çağrısında bulunan Brezilya lideri, “BM Güvenlik Konseyi üyeleri bir araya gelmeli ve davranışlarını değiştirmelidir. BM, dünyada olup bitenlere karşı sessiz kalamaz” ifadelerini kullandı.
Trump’a dolaylı “tweet” göndermesi
Konuşmasında ABD Başkanı Donald Trump’ın ismini vermeden sert eleştiriler yönelten Lula, uluslararası ilişkilerin sosyal medya üzerinden savrulan tehditlerle yönetilemeyeceğini vurguladı. Lula, “Her sabah dünyayı tehdit eden ve savaş ilan eden bir başkanın mesajıyla uyanıp, gece aynı mesajla yatağa gidemeyiz. Hiçbir devlet başkanı, ülkesi ne kadar büyük olursa olsun, diğer ülkelere kural dayatma hakkına sahip değildir” dedi.
Savaşın faturası yoksul halklara kesiliyor
Savaşların ekonomik boyutuna da değinen Lula, çatışmaların küresel gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini hatırlattı. Gıda fiyatlarındaki artışın en çok yoksul kesimleri vurduğunu belirten Brezilya lideri, çatışma yerine diplomasiye odaklanılması gerektiğini kaydetti.
Küba’ya yönelik ambargo çağrısı
Konuşmasında Küba’daki duruma da geniş yer ayıran Lula, adaya yönelik yıllardır süren ablukanın derhal kaldırılması gerektiğini söyledi. Küba’nın yaşadığı sorunların sadece Küba halkı tarafından çözülebileceğini belirten Lula, “Bu ablaka son bulmalı ve Kübalıların kendi hayatlarını yaşamasına izin verilmeli. Bu duruma karşı sessiz kalmamalıyız” diye konuştu.
Siyasi gözlemciler, Lula’nın bu çıkışının, özellikle Trump’ın son dönemde sosyal medya üzerinden sergilediği çelişkili ve sert tutumların küresel ölçekte yarattığı belirsizliğe bir tepki olduğunu değerlendiriyor.
