Orta Doğu’daki dengeler yeniden şekillenirken, Ankara ve Tel Aviv arasındaki makas giderek açılıyor. Siyasi analistler, iki ülke arasındaki gerilimin sadece diplomatik bir ağız dalaşı olmadığını, arka planda derin stratejik ayrışmaların ve potansiyel çatışma alanlarının bulunduğunu savunuyor.
İsrail “Yeni Bir Düşman” mı arıyor?
Gazeteci Hamza Tekin’e göre İsrail, askeri hakimiyetini sürdürmek adına sürekli bir “düşman” odağına ihtiyaç duyuyor. Tekin, İran veya Lübnan ile olan gerilimlerin seyri ne olursa olsun, İsrail’in bir sonraki aşamada Türkiye’yi ana rakip olarak hedef tahtasına koyabileceğini iddia ediyor. Bu değerlendirmeye göre, Türkiye’nin bölgedeki bağımsız duruşu ve mazlum halklara verdiği destek, Tel Aviv tarafından stratejik bir engel olarak görülüyor.
Suriye ve Kıbrıs: Kritik fay hatları
İki ülke arasındaki tansiyonun sıcak çatışmaya evrilme ihtimali olan iki ana bölge öne çıkıyor:
-
Suriye: İsrail’in Suriye üzerindeki emellerinin Ankara tarafından doğrudan milli güvenlik tehdidi olarak algılanması.
-
Kıbrıs: İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile geliştirdiği askeri iş birliği ve ada üzerindeki faaliyetleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarlarıyla çatışıyor.
Diplomatik savaş ve yargı hamlesi
Gerilimi tırmandıran son gelişme, Türkiye’de aralarında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu 35 İsrailli yetkili hakkında hazırlanan iddianame oldu. “Özgürlük Filosu”na yönelik saldırılarla ilgili bu hukuki adım, Tel Aviv’de büyük yankı uyandırdı.
Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sert açıklamalarda bulunurken; Türk Dışişleri Bakanlığı, Netanyahu’yu “çağın Hitleri” olarak nitelendirerek savaş suçları ve soykırım iddialarıyla yargılanması gerektiğini hatırlattı.
Stratejik vizyon farkı
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Türkiye’nin bölgede istikrar ve adaleti önceleyen bir “bölgesel kalkınma” vizyonu izlediğini; İsrail’in ise kaostan beslenen “Büyük İsrail” projesi doğrultusunda hareket ettiğini savunuyor. İsrail’in Yunanistan gibi ülkelerle kurduğu ittifaklarla Türkiye’yi çevreleme çabası, Ankara tarafından dikkatle takip ediliyor.
Ankara’nın askeri ve teknolojik kapasitesinin 1948’den bu yana İsrail’in karşılaştığı hiçbir güce benzemediğini belirten uzmanlar, İsrail’in Türkiye’yi artık “olağan bir rakip” değil, “potansiyel bir düşman” olarak kodladığına dikkat çekiyor.
