Hamas’a bağlı Esir Medya Ofisi, İsrail kontrolündeki Janut Cezaevi’nde tutulan Filistinli mahkumların sağlık durumlarına ilişkin endişe verici bir rapor yayınladı. Yapılan açıklamada, cezaevi yönetiminin uyguladığı sistematik tıbbi ihmal ve tedavi süreçlerindeki gecikmelerin, mahkumların hayatını tehdit eden bir boyuta ulaştığı belirtildi.
Diş sağlığı üzerinden derinleşen mağduriyet
Ofis tarafından paylaşılan detaylara göre, özellikle diş ve ağız sağlığı konusunda ciddi sorunlar yaşayan mahkumlar, temel sağlık hizmetlerine erişim noktasında büyük engellerle karşılaşıyor. Tedavi taleplerine yanıt verilmemesi veya tıbbi randevuların kasıtlı olarak aksatılması, mahkumların çektiği acıların kronikleşmesine yol açıyor.
İhmal zinciri: Kötü beslenme ve temel ihtiyaç eksikliği
Sadece tıbbi müdahale eksikliği değil, aynı zamanda cezaevindeki yaşam koşullarının ağırlığı da sağlık krizini tetikliyor. Esir Medya Ofisi’nin aktardığına göre, mahkumların yaşadığı sorunlar şu başlıklarla özetleniyor:
- Beslenme yetersizliği: Mahkumlara sunulan yemeğin kalitesizliği, fiziksel dirençlerini düşürüyor.
- Temel ihtiyaç kısıtlamaları: Hijyen ve temel yaşam gereksinimlerinin karşılanmaması, mevcut hastalıkların tedavi edilmesini güçleştiriyor.
- İnsan hakları ihlali: Sağlık hizmetlerinin bir hak olmasına rağmen, bunun cezalandırma aracı olarak kullanılması uluslararası hukuk normlarını ihlal ediyor.
Uluslararası topluma çağrı
Esir Medya Ofisi, uluslararası insan hakları örgütlerini ve ilgili kurumları, İsrail makamlarına baskı uygulamaya çağırdı. Yapılan açıklamada, “Tıbbi ihmal politikasının derhal sona erdirilmesi ve hasta mahkumların ihtiyaç duyduğu acil tedavinin hiçbir gecikme yaşanmadan sağlanması” talep edildi.
Cezaevlerindeki genel tablo
Filistinli insan hakları örgütlerinin verilerine göre, İsrail cezaevlerinde şu an 9 bin 600’den fazla Filistinli bulunuyor. Bu kişilerin arasında;
- 350 çocuk,
- 90 kadın bulunuyor.
Söz konusu kurumlar, cezaevlerinden gelen işkence ve ihmal raporlarının, İsrail hapishanelerindeki insani durumun giderek daha “karanlık” bir hal aldığını kanıtladığını savunuyor.
