İslamabad'da kritik zirve: Pakistan müzakereleri savaşı bitirecek mi?
Dünya

İslamabad’da kritik zirve: Pakistan müzakereleri savaşı bitirecek mi?

Dünya kamuoyu, Donald Trump’ın ateşkesi uzatmasının ardından İslamabad’da yapılacak kritik görüşmelere kilitlendi. Diplomatik kaynaklar, bu hamlenin kapsamlı bir çözümden ziyade tarafların pozisyonlarını güçlendirmek için zaman kazanma çabası olabileceğine dikkat çekiyor. Sahada ise gerilim hız kesmiyor; İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol çabaları ile ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukası eş zamanlı olarak devam ediyor.

Masadaki temel anlaşmazlıklar

Müzakerelerin merkezinde, tarafların birbirine zıt talepleri yer alıyor. ABD tarafı çözümü üç ana şartta arıyor:

  • İran’ın nükleer programının tamamen durdurulması.
  • Balistik füze kapasitesinin sınırlandırılması.
  • Bölgesel müttefiklere (vekil güçlere) verilen desteğin kesilmesi.

Tahran ise masaya şartlı oturuyor. İran’ın öncelikli talepleri arasında, tüm yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş 120 milyar dolarlık varlığın serbest bırakılması ve uranyum zenginleştirme hakkından ödün verilmemesi yer alıyor. Uzmanlar, bu noktada uranyumun yurt dışına transferi veya zenginleştirme işleminin askıya alınması gibi “orta yol” formüllerinin denenebileceğini belirtiyor.

Heyetlerin yapısı ve stratejik yaklaşımlar

Görüşmelere katılan heyetlerin bileşimi, diplomatik çözüm arayışının niteliği hakkında önemli ipuçları veriyor. ABD heyeti, bürokrasiden ziyade Trump’a doğrudan bağlı isimlerden oluşurken; İran tarafı güvenlik ve siyasi ağırlıklı bir ekiple masada yer alıyor. Ev sahibi ve arabulucu Pakistan’ın askeri karakterli bir temsiliyet seçmesi, sürecin “güvenlik odaklı” bir dinamikle ilerleyeceğini gösteriyor.

Olası senaryolar: Nihai çözüm mü, kontrollü gerginlik mi?

Siyaset bilimciler, İslamabad’daki görüşmeler için üç temel senaryo üzerinde duruyor:

  1. Kısmi Başarı: Nihai bir anlaşma yerine, çatışmasızlığın devamını öngören bir “çerçeve anlaşma” imzalanması.
  2. Kontrollü Tıkanıklık: Sahada büyük bir çatışma yaşanmadan, çözüm üretilemeyen ancak ateşkesin korunduğu bir belirsizlik süreci.
  3. Sınırlı Çatışma: Tarafların masada ellerini güçlendirmek amacıyla askeri gerilimi yeniden tırmandırması.

Eski Beyaz Saray danışmanlarından Barry Pavel, Hürmüz Boğazı’ndaki dengelerin değiştiğini belirterek, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının İran üzerinde ciddi bir ekonomik baskı kurduğunu ifade ediyor. Ancak Pavel’e göre bu durum kalıcı bir istikrarın garantisi değil; zira bölgedeki temel anlaşmazlıklar çözülmedikçe, her an yeniden alevlenebilecek bir “geçici mola” ihtimali masada durmaya devam ediyor.