İsrail güvenlik bürokrasisinin en tepesinde görev yapmış iki isim olan eski Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Moşe Yaalon ile eski Genelkurmay Başkanı Dan Halutz, Haaretz gazetesinde kaleme aldıkları ortak makalede Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümete yönelik sert eleştirilerde bulundu. Güvenlik elitlerinin bu çıkışı, ülke içindeki siyasi bölünmüşlüğün askeri zirveye olan yansımasını göstermesi bakımından tarihi bir önem taşıyor.
“Hükümet çete gibi davranıyor”
İki emekli general, hükümetin davranış biçimini “bir çetenin hareket tarzına” benzeterek, devletin kurumlarının ve kurucu değerlerinin kişisel siyasi bekaya kurban edildiğini savundu. Makalede, mevcut yönetimin İsrail’i “rehin alınmış bir devlet” konumuna sürüklediği ve demokratik yapının bu sistem için bir engel olarak görüldüğü öne sürüldü.
Askeri ve sosyal sözleşme tehlikede
Makalenin odak noktalarından birini, hükümetin belirli kesimleri askerlikten muaf tutan yasal düzenleme çabaları oluşturdu. Yaalon ve Halutz, bu durumu “halkın ordusu” kavramına yönelik bir ihanet ve toplumsal eşitlik ilkesine vurulan bir darbe olarak nitelendirdi. Kurmaylar, bu tür yasaların ordunun toplumla olan bağını koparacağını ve ulusal güvenliği riske atacağını vurguladı.
Alternatif kutlama çağrısı
Resmi devlet törenlerinin hükümetin başarısızlıklarını örtmek ve “algı yönetimi” yapmak için kullanıldığını iddia eden eski komutanlar, halkı Tel Aviv’de düzenlenecek alternatif bir etkinliğe davet etti. “Devlet halka aittir” sloganıyla gerçekleştirilecek bu çağrı, yerleşimci şiddetinin teşvik edilmesi ve devlet sorumluluğunun aşınması gibi konularda toplumsal bir direnç oluşturmayı hedefliyor.
İsrail kamuoyunda geniş yankı bulan bu çıkış, özellikle Ultra-Ortodoks Yahudilerin (Harediler) askere alınması tartışmaları ve yargı reformu krizinin ordu içindeki huzursuzluğu tetiklediği bir dönemde gerçekleşmesiyle dikkat çekiyor.
