İran'ın uranyum stokları için masadaki üç senaryo
İslam Dünyası

İran’ın uranyum stokları için masadaki üç senaryo

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında devam eden ve bölgesel bir savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelerde, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği en hassas başlık haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump, uranyumun İran dışına çıkarılmasını şart koşarken; Tahran yönetimi bu maddeleri “egemenlik ihlali” olarak niteleyerek reddediyor. Mevcut krizin aşılması için diplomatik çevrelerde üç temel seçenek tartışılıyor.

1. Stokların doğrudan ABD’ye nakli

Başkan Trump, geçtiğimiz yıl haziran ayında düzenlenen hava saldırılarında hasar gören tesislerdeki uranyumun, ABD tarafından güvenli bir şekilde tahliye edilmesini ve Amerikan topraklarına taşınmasını önerdi. Washington, nükleer silah üretim kapasitesini tamamen ortadan kaldırmak için bu adımın hayati olduğunu savunuyor. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, uranyumun “vatan toprağı kadar kutsal” olduğunu belirterek, bu seçeneği kategorik olarak reddetti.

2. Üçüncü bir ülkeye transfer: Rusya ve Çin devrede

Müzakerelerde “orta yol” olarak görülen bu formül, uranyumun doğrudan ABD’ye değil, tarafsız veya aracı bir ülkeye gönderilmesini öngörüyor.

  • Rusya: Kremlin, 2015 yılındaki nükleer anlaşmada olduğu gibi uranyumu devralmaya hazır olduğunu bildirdi. Ancak Washington’ın bu teklife şu an için sıcak bakmadığı belirtiliyor.
  • Çin: Pekin yönetimi, yaklaşık 440 kilogramlık stokun kendi topraklarına taşınması veya sivil kullanıma uygun hale getirilmesi sürecinde rol alabileceğini duyurdu.

3. İran’da denetimli muhafaza

Tahran’ın en çok üzerinde durduğu seçenek, stokların ülke içinde kalması ancak zenginleştirme oranının düşürülerek uluslararası denetime açılmasıdır. İran, uranyum zenginleştirme hakkından vazgeçmeden, bu süreci belirli bir süre için dondurmayı ve mevcut stokun saflık derecesini azaltmayı teklif ediyor. ABD ise bu dondurma süresinin 20 yıl olmasını isterken, İran tarafı bu süreyi 5 yılla sınırlı tutmayı hedefliyor.

Müzakerelerin kilit taşı

Zenginleştirilmiş uranyum, nükleer silah üretimine giden yoldaki en önemli teknik eşik olduğu için taraflar bu konuda geri adım atmaktan çekiniyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) verilerine göre, İran’ın elinde nükleer silah seviyesine teknik olarak çok yakın olan %60 saflıkta uranyum bulunuyor. Bu dosyanın çözüme kavuşması, sadece nükleer programın geleceğini değil, aynı zamanda deniz ablukasının kaldırılması ve yaptırımların sona erdirilmesi gibi diğer kritik başlıkları da doğrudan etkileyecek.

Islamist Agenda