Gazze'den kaçan çocuklara Fransa'da devlet el koydu
İslam Dünyası

Gazze’den kaçan çocuklara Fransa’da devlet el koydu

Gazze’de yaşayan Ragda el-Şeyh için çocuklarının Fransa’ya tahliyesi, başlangıçta İsrail’in yıkım makinesine karşı kazanılmış küçük bir zafer gibi görünüyordu. Ancak güvenli bir gelecek umuduyla başlayan bu yolculuk, anne Ragda için bir kabusa dönüştü. Fransa hükümeti, hiçbir somut tıbbi veya hukuki kanıt sunmadan “şiddet” iddiasıyla çocukları babalarından ayırarak bir bakım merkezine yerleştirdi.

“Tercümanla çocuklarıma yeniden tanıtılıyorum”

Şu an Gazze’de bir sığınma merkezinde tek başına yaşayan Ragda, çocukları Ribhi (11), Nur (10) ve Hüsamettin (8) ile yaklaşık iki buçuk yıldır görüşemiyor. Fransız yetkililer, çocukların “psikolojik durumunu” gerekçe göstererek anneyle olan görüntülü görüşmeleri de yasakladı. Talihsiz anne, son görüntülü görüşmesinde çocuklarının dillerini ve kültürlerini unutmaya başladığını, onlarla ancak bir tercüman aracılığıyla konuşabildiğini belirterek yaşadığı dehşeti şu sözlerle anlattı: “Onlarla farklı dillerde konuşuyoruz, sanki evlatlarımı yeniden tanımaya çalışıyorum.”

Kanıtsız suçlamalar ve aileden koparma

Çocukların Fransa’da yaşayan dedesi Ribhi el-Şeyh, ailenin “soykırımdan kaçıp güvenli bölgeye geldik” düşüncesiyle büyük bir hata yaptığını savunuyor. Dedenin açıklamasına göre:

  • Hukuki Dayanak Eksikliği: Çocukların babasından alınma süreci, herhangi bir tıbbi rapor veya okul bildirimi olmaksızın sadece bir ihbar üzerine başladı.
  • Mahkeme Süreci: 30 Mart 2026’daki duruşmada, sosyal hizmetlerin ve çocukların avukatları dahi çocukların ailelerine iade edilmesi gerektiğini savundu, ancak karar değişmedi.
  • Kültürel Asimilasyon Riski: Aile, çocukların kendi din ve kültürlerinden uzaklaştırılarak başka ailelere verilmesinden endişe ediyor.

“Keşke Gazze’den hiç çıkmasalardı”

Evinin enkazından kurtarabildiği çocuklarına ait kıyafet ve oyuncaklarla teselli bulmaya çalışan Ragda el-Şeyh, eşine yönelik şiddet iddialarının asılsız olduğunu vurguluyor. Eşi Ahmet’in çocuklarına karşı son derece şefkatli bir baba olduğunu belirten anne, “Onları her zaman parka götürür, doğum günlerini özenle kutlardı. Şimdi nerede olduklarını, sabahları kimin uyandırdığını, korktuklarında kime sarıldıklarını bilmiyorum” dedi.

Fransa’nın bu tutumu, savaş mağduru çocukların korunması yerine “cezalandırılması” olarak nitelendirilirken, el-Şeyh ailesi çocuklarının evlerine dönmesi için uluslararası kamuoyuna yardım çağrısında bulunuyor.