İran’da internetin ne zaman döneceği sorusu yerini “önce kimin için döneceği” sorusuna bıraktı. Ülke genelinde uluslararası bağlantılar büyük ölçüde kısıtlı kalmaya devam ederken, yetkililer belirli gruplar için “beyaz listeler” üzerinden kontrollü erişim sağlamaya başladı. Son olarak üniversite öğretim üyelerine tanınan bu ayrıcalık, internetin bir kamu hizmetinden ziyade, devletin onayladığı kişilere sunduğu seçici bir imtiyaza dönüştüğü eleştirilerini beraberinde getirdi.
Kademeli erişim ve “beyaz liste” mekanizması
Bilim Bakanlığı, üniversite profesörleri için uluslararası internet erişiminin başladığını, listenin kademeli olarak öğretim görevlileri, araştırmacılar ve düşünce kuruluşlarına genişletileceğini duyurdu. Dijital karartmanın 1200 saati aştığı ülkede, bu uygulama resmi düzeyde “Beyaz Hat” veya “İnternet Pro” olarak adlandırılıyor.
İletişim Bakanı Settar Haşimi ve Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, “sınıfsal internet” kavramını reddederek adaleti savunan açıklamalar yapsalar da, sahadaki idari uygulama tamamen bu sınıflandırma üzerinden yürütülüyor.
İstisnalar genişliyor: Serbest çalışanlar da sırada
Erişim ayrıcalığı sadece akademik camia ile sınırlı kalmıyor. İletişim Bakanlığı, “Nars” organizasyonu aracılığıyla bağımsız çalışanların (freelancer) durumunu düzenlemek ve onlara da uluslararası internet sağlamak için hazırlık yapıyor. Bu durum, internetin toplumun tamamına açılması yerine, sadece ekonomik veya profesyonel gereklilik duyulan kesimlere parça parça verilmesi stratejisini yansıtıyor.
Dijital karartmanın ağır faturası: 1 milyar dolar
İran Bilgisayar Meslek Birliği’ne göre, 50 günlük internet kesintisinin İran dijital ekonomisine maliyeti yaklaşık 1 milyar doları buldu.
- Günlük Kayıp: Doğrudan ve dolaylı zararlar ile mahrum kalınan kazançlar dahil günlük ortalama 30-35 milyon dolar.
- Altyapı Sorunu: Uzmanlar, belirli platformların açılmasının zararı karşılamaya yetmeyeceğini, eski verimliliğe dönmek için uzun bir süre ve ciddi altyapı yatırımı gerektiğini vurguluyor.
Hukukçular ise “İnternet Pro” gibi özel erişim modellerinin ticari bir paradoks yarattığına dikkat çekiyor; zira işletmeler internete erişebilse bile, hizmet satacakları halkın interneti olmadığı sürece bu bağlantı ekonomik bir değer üretmiyor.
