Gazze Şeridi’ndeki sağlık sisteminin tamamen çökme noktasına gelmesi, binlerce hastayı kalıcı sakatlık riskiyle baş başa bıraktı. Gazze Avrupa Hastanesi ve Refah’taki sağlık merkezlerinin hizmet dışı kalmasıyla birlikte, güneydeki Nasir Tıp Kompleksi bölgenin tek ana sağlık üssü haline geldi. Özellikle göz polikliniklerinde yaşanan aşırı yoğunluk, mevcut kısıtlı imkânları tamamen tüketmiş durumda.
Nasir Tıp Kompleksi Göz Bölümü Başkanı Usame Ebu el-Vefa, Avrupa Hastanesi’nin tahliyesinin ardından tüm cerrahi ekipmanlarını kaybettiklerini ve şu an bölge nüfusunun yaklaşık yarısına çok kısıtlı imkânlarla hizmet vermeye çalıştıklarını belirtti. Günlük vaka sayısının iki katına çıkarak 180’e ulaştığını vurgulayan Ebu el-Vefa, tıbbi yetersizlikler nedeniyle birçok hastanın tedavi edilebilir durumdayken görme yetisini kaybettiğini açıkladı.
25 bin hasta tahliye sırası bekliyor
Bölgedeki sağlık otoriteleri, yurt dışında tedavi görmesi gereken ağır yaralı ve hasta sayısının 25 bine ulaştığını tahmin ediyor. Sınır kapılarındaki katı kısıtlamalar ve yavaş ilerleyen tahliye süreçleri, tıbbi sevki olan hastaların dahi aylarca beklemesine neden oluyor. Uzmanlar, mevcut tahliye hızıyla bu listenin erimesinin yıllar alacağını ve bu durumun hastalar için fiili bir “ölüm ya da sakatlık fermanı” olduğunu ifade ediyor.
Küçük Nurettin’in dramı
Gazze’deki krizin sembollerinden biri de 6 yaşındaki Nurettin oldu. Doğuştan görme siniri zayıflığı ve gelişim geriliği yaşayan Nurettin, bir buçuk yıldır yurt dışında tedavi olmayı bekliyor. Ailesi, Nurettin’in bir gözündeki rahatsızlığın zamanla her iki göze ve retinaya yayıldığını belirtiyor. Hijyenik olmayan çadır koşullarında yaşam mücadelesi veren küçük çocuğun durumu, acil müdahale edilmediği takdirde kalıcı körlükle sonuçlanacak.
İnsani yardım kuruluşları ve tıp uzmanları, tedavi edilebilir vakaların kalıcı engellere dönüşmemesi için uluslararası topluma, sınır kapılarının kalıcı olarak açılması ve acil vakaların tahliyesinin hızlandırılması yönünde çağrılarını yineliyor.
