Filistin Kamu Sektörü Çalışanları Sendikası, bu yılki 1 Mayıs’ın Filistinli emekçiler ve kamu görevlileri için kutlamadan ziyade bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü açıkladı. Yayımlanan resmi bildiride, özellikle Gazze Şeridi’ndeki işçilerin modern tarihin en ağır insani krizlerinden birini yaşadığı, açlık ve saldırılar altında eşi benzeri görülmemiş bir sabır sınavı verdiği vurgulandı.
Çalışma hayatı tamamen durma noktasında
Sendika, 1 Mayıs’ın bu yıl Filistinli işçiler için büyük bir fedakarlık sahasına dönüştüğünü belirtti. Binlerce işçinin cezaevlerinde kötü muameleye maruz kaldığı, hayatta kalanların ise barınma merkezlerinde ve çadırlarda yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi. Saldırıların sadece can kaybına yol açmadığı, aynı zamanda ekonomik altyapının tamamen yok edilmesiyle yüz binlerce kişinin gelir kaynağından mahrum kaldığı, işsizlik ve yoksulluk oranlarının felaket düzeyine ulaştığı hatırlatıldı.
Uluslararası sendikalara dayanışma çağrısı
Bildiride, Filistinli işçilerin yaşadığı trajediye karşı dünya genelinde hüküm süren sessizliğin “insanlığın alnında kara bir leke” olduğu savunuldu. Dünya genelindeki tüm işçi sendikalarına ve örgütlerine seslenen sendika, 1 Mayıs’ın Gazze ile fiili bir dayanışma gününe dönüştürülmesi çağrısında bulundu. Ayrıca, saldırıların durdurulması, ablukanın kaldırılması ve temel ihtiyaçların bölgeye ulaştırılması için hükümetlere baskı yapılması talep edildi.
Hükümete “eyleme geçin” mesajı
Sendika yönetimi, Dr. Ali Şaat başkanlığındaki teknokrat hükümetine de çağrıda bulunarak, bekleme sürecinin sona erdirilmesini istedi. Gazze Şeridi’ne yönelik ulusal ve idari sorumlulukların derhal üstlenilmesi gerektiğini belirten yetkililer, yönetimdeki belirsizliğin bedelini sadece işçi ve memurların ödediğine dikkat çekti. Bildiri, “Bombarduman altında inşa eden işçi ve açlığa rağmen halkına hizmet eden memur, en büyük onuru ve hakkaniyeti hak edendir” ifadeleriyle son buldu.
