İsrail ordusu, Nisan ayı ortasından bu yana Lübnan’ın güneyindeki Bint Cibil kenti üzerindeki baskısını artırarak bölgeyi ağır bombardıman ve kara operasyonlarıyla kuşatma altında tutuyor. Sadece 9 kilometrekarelik bir yüz ölçümüne sahip olan bu küçük kentin, İsrail askeri doktrininde kapladığı devasa yer; hem geçmişin izlerini hem de geleceğin stratejik hesaplarını barındırıyor.
“Örümcek ağı” konuşması ve sembolizm
İsrail’in Bint Cibil saplantısının temelinde, 2000 yılında İsrail ordusunun güneyden çekilmesinin ardından Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah‘ın burada yaptığı tarihi konuşma yatıyor. Nasrallah, kentin stadyumunda binlerce kişiye hitap ederken İsrail’i “bir örümcek ağından daha zayıf” olarak nitelendirmişti.
Günümüzde İsrail ordusunun bölgedeki komutanları, yürüttükleri operasyonu bu konuşmaya atıfta bulunarak “tarihi bir hesaplaşma” olarak tanımlıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrailli yetkililerin, söz konusu konuşmanın yapıldığı stadyumun vurulmasını bir zafer göstergesi olarak sunması, harekatın psikolojik boyutunu gözler önüne seriyor.
Stratejik önem: Güneyin anahtarı
Bint Cibil, sadece sembolik değil, askeri açıdan da Lübnan’ın güneyinde kilit bir noktada yer alıyor:
- Lojistik Kavşak: Batı ve orta sektörü birbirine bağlayan yolların kesişim noktasında bulunan kent, ele geçirilmesi durumunda İsrail güçlerine farklı birlikler arasında güvenli geçiş koridoru sağlıyor.
- Ateş Kontrolü: Mavi Hat’tan sadece 3 kilometre uzaklıkta olan kentin yüksek rakımı, İsrail’in çevre köyleri ve vadileri ateş altına almasına, Hizbullah’ın ikmal hatlarını kesmesine olanak tanıyor.
- Sarı Hat Projesi: Şehir, İsrail’in bölge sakinlerinin geri dönüşünü engellemeyi ve sınır hattını izole etmeyi amaçlayan yeni “Sarı Hat” planının tam merkezinde duruyor.
Yanmış toprak politikası
Bölgeden gelen uydu görüntüleri, İsrail’in Bint Cibil’de “yanmış toprak” taktiği uyguladığını kanıtlıyor. 20 Şubat’tan bu yana çekilen fotoğraflarda, şehrin tarihi dokusunu oluşturan pazar yerleri, okullar ve ibadethanelerin yerle bir edildiği görülüyor. Özellikle Hasan Nasrallah‘ın sembolik konuşmasını yaptığı stadyumun tamamen haritadan silinmesi, İsrail’in askeri hedeflerinin ötesinde bir “hafıza silme” operasyonu yürüttüğünü gösteriyor.
Buna rağmen, kentin dar sokakları ve engebeli arazisi nedeniyle İsrail ordusunun tam kontrolü sağlamakta zorlandığı ve Hizbullah ile yoğun sokak çatışmalarının devam ettiği bildiriliyor. Bint Cibil, İsrail için çeyrek asır önce sarsılan caydırıcılık imajını onarma çabasına dönüşmüş durumda.
