Ramallah ve Bire’deki Ulusal ve İslami Güçler, Batı Şeria’da tırmanan yerleşimci saldırılarına karşı bir bildiri yayınladı. İsrail’in yürüttüğü “etnik temizlik” politikalarına karşı halkı birlik olmaya davet eden gruplar, Filistin yönetimine “halk savunma komitelerini” derhal aktifleştirme ve bu bölgelere koruma sağlama çağrısında bulundu.
“Direnişi desteklemek öncelik olmalı”
Bildiride, yerleşim birimlerinin yakınında bulunan köy ve kasabaların, halkın topraklarında kalabilmesini sağlayacak “öncelikli kalkınma programlarına” dahil edilmesi gerektiği vurgulandı. Gruplar, hükümetten, özellikle Ramallah’ın doğu kırsalındaki yerleşim birimlerinin baskısı altındaki bölge halkına, geçimlerini sürdürebilmeleri ve “ayakta kalabilmeleri” için gerekli kaynakların sağlanmasını istedi.
İsrail’e yönelik uluslararası hukuk talebi
Filistinli gruplar, sadece Batı Şeria’daki değil, İsrail hapishanelerindeki durumu da gündeme taşıdı:
- İşkence ve İhmal: Cezaevi yönetimlerinin mahkumlara yönelik sistematik işkence, tıbbi ihmal ve uluslararası normlara aykırı tutumları sert bir dille eleştirildi.
- Hesap verebilirlik: İsrail’in “utanç listesine” alınmasının ardından, bir sonraki adımın bu suçların uluslararası mahkemelerde yargılanması olması gerektiği belirtildi.
- Uluslararası baskı: BM ve ilgili kuruluşlara, İsrail’in savaş suçlarını durdurması için daha etkili yaptırımlar uygulama çağrısı yapıldı.
Kudüs ve kutsal mekanlar tehdit altında
Kudüs’teki duruma da değinen gruplar, Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınların, ev yıkımlarının ve mülklere el konulması süreçlerinin şehrin karakterini değiştirme amacı taşıdığını belirtti. Han el-Ahmar başta olmak üzere Filistin çöllerindeki yerleşim projelerine karşı Kudüs’ü koruma ve orada yaşayan halkı destekleme çağrısı yinelendi.
Batı Şeria’da korkunç bilanço
Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da yaşanan tırmanış, bölgedeki insani krizi şu verilerle gözler önüne seriyor:
| Gösterge | Sayı |
| Şehit Sayısı | 1.168 |
| Yaralı Sayısı | 12.666 |
| Gözaltılar | 23.000 |
| Yerinden Edilenler | 33.000 |
Filistinli gruplar, sahadaki bu ağır tablo karşısında “tepkisel” hareket etmek yerine, organize ve planlı bir “ulusal savunma” stratejisinin artık kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
