Bahreyn Kralı Hamed bin İsa el-Halife, gerçekleştirdiği basın açıklamasında ülkesinin son dönemde maruz kaldığı güvenlik tehditlerine ve iç siyasetteki yansımalarına değindi. İran’ın Bahreyn’in güvenliğini ve istikrarını hedef alan saldırılarının maskeleri düşürdüğünü belirten Kral el-Halife, vatanın her türlü kişisel ve siyasi çıkarın üzerinde olduğunu hatırlattı. “Zor zamanlar erkeklerin cevherini ortaya çıkarır” diyen Kral, egemenlik ihlallerine destek verenleri “vicdanını satanlar” olarak nitelendirdi.
Milletvekillerine iki seçenek: Özür ya da sürgün
Kral el-Halife, özellikle yasama meclisi içinde bazı isimlerin saldırganların safında yer almasından duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. Meclis üyeliğinin bir onur makamı olduğunu ve vatana ihanet edenlerin bu koltuklarda oturamayacağını vurgulayan Kral, söz konusu siyasetçilere iki yol sundu: Ya Bahreyn halkından açıkça özür dilemek ya da yargı kararıyla sınır dışı edilenlerin yanına gitmek. Kral, “Düşmanlarımıza sadakat gösterenlerin aramızda yeri yoktur” ifadesini kullandı.
“Vatandaşlık bir kâğıt parçası değildir”
Bahreyn vatandaşlığının sadece bir belge değil, bir sadakat sözleşmesi olduğunu belirten Kral el-Halife, bu sözleşmeyi bozanların haklarından feragat etmiş sayılacağını söyledi. Kamuoyunun bu konuda tek yürek olduğunu ifade eden Kral, saldırganlarla iş birliği yapan herkesin devlet kurumlarından ve toplumdan tecrit edilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca İran’a, Bahreyn’in ve Körfez ülkelerinin iç işlerine karışmaya son vermesi yönünde çağrıda bulundu.
Bölgesel krizin yansımaları
Şubat ayı sonunda bölgede tırmanan askeri gerilim, Bahreyn gibi stratejik noktaları doğrudan etkiledi. İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırıları, bölgedeki enerji ve sivil altyapı tesislerinde ciddi hasara yol açarken, can kayıplarına da neden oldu. Bahreyn yönetimi, bu süreçte iç cepheyi tahkim etmek ve bölgesel tehditlere karşı caydırıcılığını korumak için güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkarmış durumda.
