ABD Donanması’nın 13 Nisan’da başlattığı kapsamlı deniz ablukası, İran’ın petrol ihracatını durma noktasına getirirken bölgedeki askeri gerilimi de yeni bir boyuta taşıdı. Washington, İran limanlarına giden ve gelen tüm gemileri sıkı takibe alırken, Tahran yönetimi yıllardır uyguladığı “gölge taktikleri” ile ablukayı delmeye çalışıyor.
Hayalet filolar ve dijital kaçış
İran, petrol satışını sürdürebilmek için kimlik bilgilerini gizleyen, bayrak değiştiren ve izleme cihazlarını kapatan geniş bir “hayalet gemi” ağını kullanıyor. Ancak ABD, uydu teknolojileriyle bu gemileri uzaydan takip ederek baskıyı artırıyor. ABD Merkez Komutanlığı, İran lehine çalışan 44 ticari geminin limanlara geri dönmeye zorlandığını bildirdi.
Tahran’ın ekonomik nefes borusu ise Çin ve Rusya ile olan ittifakında yatıyor. Bankacılık sisteminden dışlanan İran, kripto para madenciliğini teşvik ederek uluslararası ticaretini bu kanaldan yürütmeye çalışıyor. Özellikle Çin’in Şandong eyaletindeki limanlar, İran petrolü için kritik varış noktaları olmayı sürdürüyor.
İnternet kabloları hedefte mi?
Askeri gücünün büyük bir kısmının ABD operasyonlarıyla imha edildiği belirtilen İran, asimetrik tehditlere yöneliyor. Devrim Muhafızları’na yakın kaynaklar, Hürmüz Boğazı’nın altından geçen deniz altı internet kablolarını keserek küresel iletişimi felce uğratma tehdidinde bulundu. Tasnim Haber Ajansı’nın bölgedeki fiber optik hat haritalarını paylaşması, bu tehdidin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Ekonomik darboğaz ve gelecek senaryoları
İran Riyali’nin dolar karşısında 1,81 milyon seviyesine gerilemesi, içerideki toplumsal huzursuzluğu tetikliyor. Başkan Donald Trump ablukayı “kusursuz” olarak nitelerken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi kısıtlamaları etkisiz kılacak yollar bulacaklarını iddia ediyor.
Bölgedeki kritik soru şu: İran ekonomisi içeriden patlamadan önce mi pes edecek, yoksa küresel enerji fiyatlarını manipüle ederek ABD’nin iradesini mi kıracak? Zamanla yarışın başladığı Hürmüz’de, her iki taraf da son kozlarını sahaya sürüyor.
