Filistin'de işsizlik krizi: Yarım milyon kişi işsiz kaldı
İslam Dünyası

Filistin’de işsizlik krizi: Yarım milyon kişi işsiz kaldı

Filistin Çalışma Bakanı İnas el-Atari, Batı Şeria ve genel Filistin ekonomisinin içinde bulunduğu zorlu süreci değerlendirdi. İsrail’in uyguladığı askeri ve ekonomik baskıların Filistinli işçiler için “eşi benzeri görülmemiş” bir ortam yarattığını belirten Atari, işsizlik verilerinin ülke ekonomisinin ölçeğine göre korkutucu seviyelere ulaştığını vurguladı.

Ekonomik coğrafya kısıtlamalarla değişiyor

Bakan Atari, Batı Şeria’daki askeri kontrol noktalarının sadece birer güvenlik bariyeri olmadığını, şehirleri ve kasabaları birbirinden kopararak Filistin’in ekonomik coğrafyasını yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Bu durumun mal ve iş gücü akışını doğrudan engellediğini belirten Atari, “Filistinli işçiler, kontrol noktasında başlayan ve gelir kaybıyla sonuçlanan sistematik bir kısıtlamalar silsilesiyle karşı karşıya” dedi.

2023’ten bu yana 200 bin kişi işini kaybetti

Ekim 2023’ten bu yana İsrail içerisinde çalışan yaklaşık 200 bin Filistinlinin işini kaybettiği bilgisini paylaşan Bakan, yerel piyasadaki 300 bin işsizle birlikte toplam sayının yarım milyona ulaştığını kaydetti. Ayrıca İsrail’in “makaslama” olarak bilinen vergi gelirlerini kesmesi veya geç aktarmasının, piyasadaki likiditeyi bitirerek özel sektörde işten çıkarmaları tetiklediği belirtildi.

Çözüm arayışları ve teknolojik hamleler

Filistin yönetimi, krizle mücadele kapsamında çeşitli destek paketlerini devreye sokmuş durumda:

  • Bader Programı: Yaklaşık 20 bin dolara kadar ulaşan faizsiz kredilerle şimdiye kadar 767 projeye destek sağlandı.
  • İstihdam Platformu: Aralık 2025’te başlatılan yapay zeka tabanlı “JobMatch” platformu, 590 bin iş arayanı ve 42 bin işletmeyi bir araya getiriyor.
  • Bölgesel İş Birliği: Türkiye, Katar ve Ürdün ile özellikle “uzaktan çalışma” fırsatları üzerinden beyin göçünü önlemek adına iş birliği yapılıyor.

Bakan Atari, tüm bu girişimlerin krizin boyutunu hafifletmeye yönelik olduğunu ancak asıl sorunun siyasi temelli olduğunu vurgulayarak, İsrail’in hak ihlallerine karşı uluslararası platformlarda hesap vermesi için çalışmaların süreceğini ifade etti.