Hürmüz Boğazı'nda dijital tehdit: İnternet kesilebilir mi?
İslam Dünyası

Hürmüz Boğazı’nda dijital tehdit: İnternet kesilebilir mi?

Hürmüz Boğazı, sadece petrol tankerlerinin geçiş güzergahı değil, aynı zamanda Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan devasa bir veri köprüsü işlevi görüyor. Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla birlikte, deniz tabanından geçen yedi ana fiber optik hattın güvenliği küresel bir endişe kaynağına dönüştü. İran’ın teknolojik altyapıya yönelik olası hamleleri, sadece bölgesel değil, kıtalararası bir internet krizini tetikleme potansiyeli taşıyor.

Dijital ekonominin ana arterleri

Boğazın derinliklerinde yer alan Asya-Afrika-Avrupa 1, Falcon ve Gulf Bridge International gibi yedi temel kablo hattı; finansal işlemler, ticari veriler ve hükümet haberleşmeleri için kritik önem taşıyor. Bölgedeki iletişimin yüzde 97’sini sağlayan bu ağ, aynı zamanda Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki internet trafiğinin yaklaşık yüzde 30’unu sırtlıyor. Uzmanlar, 2024 yılında Kızıldeniz’de yaşanan benzer bir kesintinin küresel internet trafiğinin yüzde 17’sini felç ettiğini hatırlatarak, Hürmüz’deki bir hasarın sonuçlarının çok daha ağır olabileceği konusunda uyarıyor.

Stratejik bir baskı unsuru

İran’a yönelik yaptırımlar nedeniyle kablo hatlarının büyük bir kısmının Umman tarafındaki dar bir koridorda toplanması, bu yapıyı hem fiziksel kazalara hem de bilinçli saldırılara karşı savunmasız bırakıyor. Tahran yönetiminin “düşman devletlerin” teknolojik altyapısını hedef alabileceğine dair açıklamaları, bu kabloların nükleer pazarlıklarda veya askeri gerilimlerde bir koz olarak kullanılabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Alternatifler yetersiz kalıyor

Olası bir kesinti durumunda gündeme gelen uydu teknolojileri, deniz altı kablolarının taşıdığı devasa veri kapasitesini karşılamakta henüz yetersiz görülüyor. Uyduların da yer istasyonlarına bağımlı olması, savaş ve çatışma dönemlerinde bu sistemlerin de kolayca devre dışı bırakılabileceği riskini barındırıyor. Küresel şirketler ve devletler, Hürmüz Boğazı’ndaki bu dijital bağımlılığı azaltmak için yeni rotalar arasa da, mevcut yapının bozulması dünya genelinde dijital bir kaosa yol açabilir.