Rus Gazeta gazetesinde yayımlanan makalesinde Vasiliy Zaytsev, İran savaşının sonuçlarını tarihsel bir perspektifle ele aldı. Zaytsev, mevcut durumu İngiltere’nin 1956’daki Süveyş Krizi sonrası yaşadığı imparatorluk prestiji kaybına benzeterek, ABD’nin askeri gücüne rağmen siyasi bir hezimet yaşadığını savundu.
Hedeflere ulaşılamadı
Yazar, Donald Trump’ın savaşa girerken ilan ettiği “rejimi devirme, zenginleştirilmiş uranyuma el koyma ve İran’ı güç kullanarak dize getirme” vaatlerinin hiçbirinin gerçekleşmediğini vurguladı. Zaytsev’e göre İran, bu süreçten kırılmış olarak değil, aksine kendi şartlarını dayatabilen daha dirençli bir güç olarak çıktı.
“Tehditlerin içi boş çıktı”
Makalede, Trump’ın İran’ın altyapısını yok etme tehditleri savururken, tam da bu tehditlerin ciddiyetini kanıtlaması gereken noktada ateşkese yönelmesi “Amerikan geri çekilmesi” ve büyük bir itibar kaybı olarak yorumlandı. Tahran’ın sadece ayakta kalmakla yetinmediği, aynı zamanda Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını sürdürerek petrol fiyatları ve küresel enerji güvenliği üzerindeki kozunu koruduğu ifade edildi.
Tarihi bir kırılma noktası
Zaytsev, İran’ın ABD tehditlerine karşı direnilebileceğini tüm dünyaya kanıtladığını belirterek, Washington’a karşı uzun süre dayanan tarafın sonunda kendi şartlarını kabul ettirebileceği bir dönemin başladığını savundu. Yazar, bu durumu “ABD tarihinin en utanç verici stratejik yenilgisi” olarak adlandırırken, makalesini ironik bir notla bitirdi: “Yaşanan bu başarısızlık, Trump’ın her zamanki tarzıyla bu durumu bir zafer gibi kutlamasına muhtemelen engel olmayacaktır.”
