Kudüs’ün Silvan mahallesinde yaşayan Kuveyder ailesi için barınma hakkı, onlarca yıldır süren bir hukuk ve varoluş mücadelesine dönüşmüş durumda. 1948 ve 1967 yıllarında iki kez yerinden edilen 97 yaşındaki Yüsra Kuveyder, bugün yaşadığı binanın “ruhsatsız” olduğu gerekçesiyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.
“Ben burada onlardan daha eskiyim”
Muhammed Kuveyder (60), babasının Silvan’daki evi 1970’lerin başında, henüz bölgede düzenleyici bir imar yasası dahi yokken inşa ettiğini belirtiyor. Ailenin genişlemesiyle eklenen katlar ve bölmeler, yıllar içinde İsrail makamları tarafından “kaçak yapı” olarak sınıflandırıldı. Muhammed Kuveyder, defalarca para cezası ödemesine rağmen evinin en üst katını yıkmak zorunda kaldığını, şimdi ise 6 daireden oluşan tüm binanın yıkılmak istendiğini anlatıyor. İsrailli yetkililerin “Sadece 1967 öncesi yapılar korunur” savunmasına karşı çıkan Kuveyder, “Ben bu mahallede doğdum, buradaki herkesten daha eskiyim” diyerek tepkisini dile getiriyor.
97 yıllık bir göç hikayesi
Ailenin en yaşlı üyesi olan Yüsra Kuveyder (Ümmü Muhammed), 1948 yılında Yafa’dan sürülerek ilk tehciri yaşadı. 1967 yılındaki “Nekse” (Haziran Savaşı) sırasında sığındıkları Yalu köyünden de çıkarılarak Silvan’a yerleşen Kuveyder, şimdi 97 yaşında üçüncü bir sürgünün eşiğinde. Hareket kabiliyeti kısıtlı olan yaşlı kadın, evinden çıkmayı reddederek direnişini sürdürüyor.
Kudüs’te rekor yıkım yılı
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verileri, 2025 yılının Kudüs’te son 15 yılın en yoğun yıkım operasyonlarına sahne olduğunu gösteriyor. 2011’den bu yana Doğu Kudüs’te 2 bin 300’den fazla tesis yıkılırken, bu durum 4 binden fazla Filistinlinin yerinden edilmesine yol açtı. Silvan bölgesi, Mescid-i Aksa’ya yakınlığı nedeniyle Yahudi yerleşimcilerin genişleme planlarının merkezinde yer alıyor ve bu mahallede şimdiye kadar 317 yıkım gerçekleştirildiği bildiriliyor.
