AB'de İsrail ile ortaklık anlaşmasını askıya alma trafiği
Dünya

AB’de İsrail ile ortaklık anlaşmasını askıya alma trafiği

Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanlarının Lüksemburg’daki buluşmasında İsrail ile diplomatik ve ticari ilişkilerin geleceği masaya yatırıldı. Toplantı öncesinde İspanya, İrlanda ve Slovenya, İsrail’in insan hakları yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın derhal gözden geçirilmesi ve askıya alınması için ortak bir çağrı metni sundu.

İdam yasası bardağı taşırdı

İrlanda Dışişleri Bakanı Helen McEntee tarafından kamuoyuyla paylaşılan ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a gönderilen mektupta, İsrail Meclisinin (Knesset) Filistinli esirler için kabul ettiği “idam yasası” sert bir dille eleştirildi. Metinde bu yasanın, uluslararası hukukun ve insan haklarının açık bir ihlali olduğu vurgulanarak, AB’nin kendi temel değerlerini savunmak için ahlaki ve siyasi bir sorumluluk taşıdığı belirtildi.

Belçika’dan “kısmi askıya alma” formülü

Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, tam bir mutabakatın zorluğunu kabul ederek anlaşmanın “en azından kısmen” askıya alınması önerisini getirdi. Prévot, üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıklarının tam bir boykotu engellediğini, ancak mevcut tablonun sessiz kalınamayacak kadar vahim olduğunu ifade etti.

Berlin’den muhalefet: Ticari bağlar korunmalı

Görüşmelerde en net karşı duruş Almanya’dan geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İsrail ile olan ticaret bendinin askıya alınmasını “uygunsuz” bulduklarını açıkladı. Berlin yönetimi, diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini savunurken, anlaşmanın askıya alınmasının bölgesel istikrara hizmet etmeyeceğini öne sürdü.

Süreç nasıl ilerleyecek?

AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın 2. maddesi, tarafların insan hakları ve demokratik ilkelere saygı duymasını şart koşuyor. AB bakanları; Batı Şeria’da tırmanan yerleşimci şiddeti, Lübnan operasyonları ve yeni infaz yasası ışığında İsrail’in bu maddeye uyumunu yeniden değerlendirecek. Karar için 27 üye ülkenin oy birliği gerekmesi, Brüksel’de zorlu bir diplomasi trafiğinin yaşanacağını gösteriyor.