İşgal altındaki Doğu Kudüs’te radikal yerleşimci grupların Mescid-i Aksa’ya yönelik provokatif eylemleri yeni bir boyuta ulaştı. İsrail’in sözde bağımsızlık günü kutlamalarıyla eş zamanlı olarak, aşırılık yanlısı örgütler kutsal mekanın avlusunda toplu baskınlar düzenleme ve İsrail bayrağı açma çağrısında bulundu.
“Egemenlik” adı altında siyasi sembolizm
Başta “Bedyenu” olmak üzere çok sayıda radikal kuruluş, sosyal medya üzerinden yürüttükleri kampanyalarla yerleşimcileri Çarşamba günü Mescid-i Aksa’da toplanmaya davet ediyor. Paylaşılan bildirilerde, bayrak açma eyleminin “İsrail egemenliğinin yeniden tesisi” anlamına geldiği iddia ediliyor. Uzmanlar, bu adımın sadece kutlama amaçlı olmadığını, Mescid-i Aksa üzerinde yeni bir fiili durum yaratma stratejisinin parçası olduğunu vurguluyor.
Verilerle artan baskınlar
Resmi rakamlar, sözde bağımsızlık günü vesilesiyle yapılan baskınların her yıl daha organize hale geldiğini gösteriyor. 2023 yılında 474 yerleşimci baskın gerçekleştirirken, bu sayı 2024’te 526’ya, 2025’te ise 515’e ulaştı. Tüm bu eylemlerin İsrail güvenlik güçlerinin yoğun koruması altında yapılması, Filistinli kurumların tepkisini çekiyor.
Kudüslü otoritelerden sert uyarı
Kudüs’teki İslami vakıflar ve yerel otoriteler, kutsal mekanın dini ve tarihi karakterinin değiştirilmek istendiğine dikkat çekiyor. Yapılan açıklamalarda, Müslümanların ibadet özgürlüğünün kısıtlandığı, buna karşın yerleşimcilerin provokasyonlarına alan açıldığı belirtilerek uluslararası topluma acil müdahale çağrısı yapıldı.
Saha olaylarıyla eş zamanlı tırmanış
Bu provokatif çağrılar, İsrail ordusunun Kalandiya Mülteci Kampı ve Kafr Akab gibi bölgelerde gerçekleştirdiği sert askeri operasyonlarla aynı döneme denk geliyor. Şehir genelinde artan baskınlar ve yolların kapatılması, Kudüs’teki mevcut gerilimi kontrol edilmesi güç bir noktaya taşıyor. Gözlemciler, yarın gerçekleşmesi beklenen baskınların bölgede şiddet olaylarını tetikleyebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
