İsrail’in Bint Cübeyl ve Hiyam’ı ele geçirme ısrarının nedenleri
Analiz

İsrail’in Bint Cübeyl ve Hiyam’ı ele geçirme ısrarının nedenleri

İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki Bint Cübeyl ve Hiyam kasabalarını ele geçirmek için yürüttüğü yoğun askeri operasyonlar, bölgenin sahip olduğu kritik stratejik konumdan kaynaklanıyor. Askeri uzmanlar, bu iki bölgenin çevre yerleşim birimlerine hakim bir noktada bulunması ve ikmal hatlarını kesme potansiyeli taşıması nedeniyle “stratejik kilit” rolü üstlendiğini belirtiyor. İsrail’in bu hamlesi, yaklaşmakta olan muhtemel barış müzakereleri öncesinde sahada geri dönülemez bir askeri gerçeklik yaratma ve pazarlık masasına eli güçlü bir şekilde oturma çabası olarak değerlendiriliyor.

Siyasi perspektifte ise Bint Cübeyl’in kontrol altına alınması, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti için iç politikada büyük önem taşıyan bir “zafer fotoğrafı” niteliği taşıyor. 28 Şubat 2026 tarihinde patlak veren savaştan bu yana kayda değer bir askeri başarı sunmak isteyen Netanyahu yönetimi, Bint Cübeyl’i ele geçirerek askeri stratejilerinin işe yaradığını kamuoyuna kanıtlamayı hedefliyor. Ancak kasabanın Hizbullah’ın bölgedeki en güçlü kalelerinden biri olması ve savunma hatlarının derinliği, İsrail’in 98. Tümen gibi seçkin birliklerinin sahada beklenenden daha sert bir direnişle karşılaşmasına neden oluyor.

Kudüs ve çevresindeki askeri hazırlıklar sürerken, Lübnan cephesinde yaşanan bu “varlık mücadelesi” sadece toprak kazanımıyla sınırlı kalmıyor. Bölgedeki direniş grupları, İsrail’in lojistik ağlarını bozmak ve operasyonun maliyetini artırmak için tanksavar füzeleri ve tünel ağlarını aktif bir şekilde kullanmaya devam ediyor. İsrail ordusunun operasyonlarını derinleştirmesiyle birlikte Hiyam ve Bint Cübeyl’de sivil yaşamın tamamen durması, insani yardım koridorlarının açılması yönündeki uluslararası baskıları da artırıyor. Bölgedeki bu kritik savaşın sonucu, Lübnan-İsrail sınır hattındaki yeni statükoyu belirleyecek en temel unsur olacak.