Suriye’nin başkenti Şam’da yer alan Tadamun Mahallesi, 2013 yılında gerçekleşen ve onlarca sivilin hayatını kaybettiği katliamın baş şüphelisi Amcad Yusuf’un yakalanma haberiyle hareketlendi. İçişleri Bakanı Enes el-Hattab’ın, Yusuf’un düzenlenen operasyonla ele geçirildiğini duyurmasının ardından mahalle sakinleri sokaklara döküldü. Kutlamaların merkezinde yer alan küçük bir kız çocuğunun gözyaşları ise katliamın toplumsal hafızadaki derin izlerini bir kez daha hatırlattı.
Küçük Raghad’ın gözyaşları sembol oldu
Katliamın gerçekleştiği noktada babası Yasin Bekkar ile birlikte bulunan Raghad, babasının adalet sevinciyle ağladığını görünce gözyaşlarına hakim olamadı. Katliamda dedesini, amcasını ve dayısını kaybeden küçük Raghad, duygularını şu sözlerle ifade etti: “Onu yakaladıkları için çok mutluyum çünkü ailemizi o öldürdü. Çukurda gördüğüm kemikleri asla unutamıyorum, gözyaşlarım durmak bilmedi.” Raghad’ın bu anları, sosyal medyada Suriye halkının yaşadığı karmaşık duyguların sembolü haline geldi.
Tadamun katliamı: 13 yıllık adalet arayışı
16 Nisan 2013’te gerçekleşen Tadamun katliamı, bir istihbarat görevlisinin sızdırdığı görüntülerle 2022 yılında dünya gündemine oturmuştu. Görüntülerde, aralarında Amcad Yusuf’un da bulunduğu askeri unsurların, gözleri bağlı ve elleri kelepçeli 41 sivili bir çukura atarak infaz ettiği ve cesetlerini yaktığı açıkça görülüyordu. 13 yıl sonra gelen bu tutuklama haberi, Suriye genelinde “yeni bir özgürlük günü” olarak nitelendirilirken, halk sorumluların şeffaf bir şekilde yargılanmasını talep ediyor.
Hafızanın nesiller arası aktarımı
Sosyologlar ve bölge uzmanları, küçük Raghad’ın tepkisinin, travmanın nesiller arası aktarımının somut bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Katliam sırasında henüz hayatta olmayan veya çok küçük yaşta olan çocukların bile ailelerinden duydukları ve tanık oldukları kalıntılar üzerinden bu acıyı içselleştirmesi, toplumsal barışın sağlanması için adaletin ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
