Güney Lübnan’ın Sur bölgesinde bulunan El-Burc el-Şimali kampında bir araya gelen Filistinli işçi sendikaları ve temsilciler, UNRWA (BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı) yönetimine acil bir çağrıda bulundu. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları ve bölgedeki ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte, Sur’daki mülteci kampları ve yerleşim alanlarında insani durumun “kabul edilemez bir noktaya” geldiği vurgulandı.
“Sadece gıda yardımı yeterli değil”
“Evet, sürdürülebilir nakdi, sağlık ve eğitim acil durum planına” sloganıyla düzenlenen atölye çalışmasında konuşan Fadi Bakkar, mültecilerin aylardır süren bombardıman, güvenlik tehditleri ve yerinden edilme süreçleri nedeniyle tüm gelir kaynaklarını kaybettiklerini ifade etti. Bakkar, “Mevcut durum sadece bir gıda krizi değil, ekonomik bir çöküştür. Dağıtılan sınırlı gıda paketleri, ailelerin uğradığı devasa zararı telafi edemez” diyerek daha kapsamlı bir destek paketi çağrısında bulundu.
Acil durum planının detayları
Katılımcılar, UNRWA’dan beklentilerini şu başlıklarla özetledi:
- Doğrudan Nakdi Destek: Mağdur tüm ailelere, biriken yaşam yüklerini karşılayabilecek kapsamlı nakdi yardımlar yapılması.
- Sağlık Hizmetleri: Sur bölgesindeki sağlık ocaklarının tam kapasiteyle açılması, ilaç ve tıbbi tedaviye kesintisiz erişimin sağlanması.
- Eğitimde İstisnai Düzenleme: Güvenlik gerekçesiyle sekteye uğrayan eğitim yılı için, öğrencilerin geleceğini koruyacak özel ve istisnai sınav/yıl sonu düzenlemelerinin yapılması.
- Psikososyal Destek: Savaşın yarattığı derin psikolojik travmalarla başa çıkabilmeleri için mültecilere destek programlarının genişletilmesi.
Çifte kriz: Savaş ve bütçe yetersizliği
Mülteciler, bir yandan İsrail saldırılarının doğrudan etkileriyle (göç, işsizlik, yıkım) uğraşırken, diğer yandan UNRWA’nın yıllardır yaşadığı kronik bütçe krizi nedeniyle hizmet kalitesinin düşmesinden muzdarip. Sur bölgesindeki Reşidiye, El-Bas ve El-Burc el-Şimali kampları, bu krizin en yoğun hissedildiği yerler arasında bulunuyor.
Lübnan’daki Filistinli örgütler, UNRWA yönetimini ve uluslararası toplumu “halkın gerçek ihtiyaçlarına kulak vermeye” ve sosyal güvenlik ağını hızla genişletmeye davet ediyor. Bölgedeki gözlemciler, acil ve istisnai bir müdahale gelmediği takdirde, mültecilerin temel yaşam koşullarını korumalarının imkansız hale geleceği konusunda uyarıyor.
