Tahran ile Washington arasında haftalar süren doğrudan askeri çatışmaların ardından varılan ateşkes, Orta Doğu’da yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, bu anlaşmanın sadece bir çatışma molası değil, bölgesel güç dengelerini yeniden düzenleyecek stratejik bir dönemeç olduğu konusunda hemfikir.
Uzman görüşleri: Fırsatlar ve riskler
Siyasi analistler, anlaşmanın Gazze üzerindeki olası yansımalarını farklı boyutlarıyla ele alıyor:
- İran ve bölgesel istikrar: Siyaset bilimci İbrahim el-Medhun, anlaşmanın İran’ın bölgesel konumunu koruyarak çıkmasını sağlayan olumlu bir gelişme olduğunu belirtiyor. Medhun’a göre, bu durum İran’ın komşularıyla siyasi çözüm yolları aramasına olanak tanıyabilir. Ancak, İsrail’in mevcut politikalarını sürdürmek adına gerilimi canlı tutma çabasının süreceğine dikkat çekiyor.
- Gazze üzerindeki dolaylı etkiler: Araştırmacı Firas Yaghi, anlaşmanın Gazze dosyasını doğrudan içermediğini, ancak bölgedeki genel “gerilimi düşürme” atmosferinin dolaylı bir fayda sağlayabileceğini ifade ediyor. Uluslararası toplumun savaşın devamından duyduğu yorgunluğun, İsrail üzerindeki baskıyı artırabileceği düşünülüyor.
- Netanyahu’nun stratejik çıkmazı: Analist Said İncass, “hızlı sonuç alma” hedefinin başarısızlığa uğradığını ve İsrail’in stratejik bir krizle karşı karşıya kaldığını savunuyor. İncass’a göre, Netanyahu’nun “mutlak zafer” vaadinin gerçekleşmemesi, İsrail içinde ciddi bir siyasi hesaplaşmayı tetikleyebilir.
- Stratejik bir kazanım: Maan Beşşur ise gelişmeleri, İran’ın askeri baskılara direnerek elde ettiği stratejik bir kazanım olarak nitelendiriyor. Beşşur, bunun tek kutuplu dünya düzeninden çok kutuplu sisteme geçişte yeni bir aşama olduğunu öne sürüyor.
Gazze bir sınav olacak
Tüm analizlerin ortak noktası, anlaşmanın sadece bir ateşkes olduğu; gerçek huzurun ise bölgedeki çatışmaların, özellikle Gazze’deki savaşın sona erdirilmesine bağlı olduğu yönünde. İsrail’in Gazze’deki operasyonel tavrının, bölgedeki yeni “kırılgan istikrarı” bozma potansiyeli taşıdığı uyarısı yapılıyor.
Cenevre’de 19 Haziran’da resmileşmesi beklenen anlaşma, Washington ve Tahran arasında doğrudan askeri operasyonları durdursa da, Gazze savaşı ve bölgesel ittifakların geleceği gibi kritik dosyalar, Orta Doğu’nun önümüzdeki dönemdeki ana gündem maddeleri olmaya devam edecek.
