Aylar süren dolaylı müzakerelerin ardından İran ve ABD, tüm cephelerde askeri operasyonları durdurma kararı aldı. Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, tarafların barış yolunda uzlaştığını duyururken, resmi imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’de yapılacağı belirtildi. Anlaşma ile birlikte Hürmüz Boğazı’nın uluslararası seyrüsefere açılması ve İran üzerindeki deniz ablukasının kaldırılması hedefleniyor.
Küresel tepkiler: “Barış için kritik adım”
Uluslararası toplum, anlaşmayı bölgesel istikrar adına bir dönüm noktası olarak görüyor:
- BM ve Liderler: BM Genel Sekreteri Guterres anlaşmayı “barış için kritik” olarak nitelerken; İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya ortak bir bildiriyle yaptırımların kaldırılmasına yönelik diplomatik hazırlıklarını duyurdu.
- Ekonomik yansımalar: Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Hürmüz Boğazı’nın açılmasının küresel ekonomi için hayati önem taşıdığını vurguladı.
- Bölgesel aktörler: Türkiye ve Körfez İşbirliği Konseyi, diyaloğu teşvik eden açıklamalarda bulunarak arabulucu ülkelerin çabalarını takdirle karşıladı.
İsrail’de bölünmüş tepkiler
Anlaşma uluslararası arenada destek bulurken, İsrail cephesinde sert tartışmalar yaşanıyor:
- Siyasi muhalefet: İsrail basını, Netanyahu’nun ateşkesin bozulmasını beklediğini ancak sürecin hızla ilerlediğini yazdı. İsrail hükümetine yakın kaynaklar, İsrail’in özellikle “Lübnan maddesiyle” bağlı olmadığını ve operasyonel haklarını saklı tuttuğunu iddia ediyor.
- Stratejik gerilim: İsrail’de bazı kesimler ateşkesi “İran adına büyük bir başarı” olarak değerlendirirken, diğerleri bu gelişmenin İsrail’i zorlu güvenlik sınavlarıyla karşı karşıya bırakacağı görüşünde.
Gözler şimdi 19 Haziran’daki imza törenine çevrilmiş durumda. Tarafların anlaşmaya nihai uyumu ve İsrail’in Lübnan sahasındaki askeri tutumu, önümüzdeki günlerin en önemli gündem maddesi olmaya devam edecek.
