Kudüs Belediye Meclisine bağlı Bölge Planlama Komisyonu, Şeyh Cerrah Mahallesi’nde Filistinli ailelerin yaşadığı bölgenin kalbine dev bir Yahudi dini okulu inşa edilmesini onayladı. “Or Somayah” adını taşıyan proje, yaklaşık 5 bin metrekarelik bir alan üzerine 11 katlı bir bina olarak inşa edilecek. Yüzlerce radikal Yahudi öğrenci için yurt imkânı da sunacak olan yapının, bölgenin demografik yapısını kökten değiştireceği belirtiliyor.
Hak savunucularının ve yerel halkın itirazlarına rağmen onaylanan proje, Şeyh Cerrah Camisi’nin tam karşısında yer alacak. Filistinli yetkililer, eğitim adı altında yürütülen bu faaliyetlerin aslında bölgedeki Arap nüfusunu göç etmeye zorlayan siyasi bir araç olduğunu vurguluyor.
Silvan’da tahliye baskısı artıyor
Kudüs’ün güneyindeki Silvan kasabasında bulunan Batn el-Hava Mahallesi’nde de gerilim tırmanıyor. İsrail icra dairesi ekipleri, yerleşimci derneklerin talepleri doğrultusunda Rajabi ailesine ait evlerin boşaltılması için tebligat gönderdi. Yedi kardeşe ait konutların 17 Mayıs tarihine kadar tahliye edilmesi istenirken, bölgede 2015 yılından bu yana 30 ailenin evlerinden çıkarıldığı bildirildi.
Halihazırda Silvan’da 84’ten fazla aile, yani yaklaşık 700 kişi, mülkiyet iddialarına dayanan yasalar nedeniyle evlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Bölgesel gerilim fırsat olarak mı görülüyor?
Kudüs Valiliği tarafından yapılan açıklamada, yerleşim planlarının hızlandırılmasının zamanlamasına dikkat çekildi. Açıklamada, uluslararası kamuoyunun ve bölge ülkelerinin ABD-İsrail ile İran arasındaki askeri gerilime odaklanmış olmasının, bu tür genişleme hamleleri için bir “fırsat” olarak kullanıldığı ifade edildi.
Uluslararası tepki: 8 ülkeden ortak kınama
Kudüs’teki son gelişmeler ve Mescid-i Aksa’da statünün ihlal edilmesine yönelik girişimler, İslam dünyasında geniş yankı buldu. Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan ve Mısır dışişleri bakanları ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, kutsal mekânların tarihi ve hukuki statüsüne yönelik saldırılar sert bir dille kınanırken, yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
