İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki yerleşim yerlerine yönelik hava ve kara saldırılarını sürdürüyor. Cumartesi günü gerçekleştirilen 44’ten fazla hava saldırısında, resmi verilere göre 16 kişi hayatını kaybetti. Operasyonların odağında Hizbullah’a ait askeri altyapıların olduğu iddia edilse de saldırıların dini mekanları ve sivil yerleşim yerlerini hedef alması uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Manastır ve kutsal sembollere saldırı
Fransız Katolik yardım kuruluşu “L’Œuvre d’Orient”, İsrail güçlerinin güneydeki Yarun beldesinde bulunan bir rahibe manastırını kasten hedef alarak yıktığını duyurdu. Kuruluş, bu eylemi sivil halkın köylerine geri dönmesini engellemeye yönelik sistematik bir politikanın parçası olarak nitelendirdi. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise manastırın yıkıldığı iddialarını reddederek yapının sağlam olduğunu savundu. Ancak İsrail ordusu, bölgedeki bir “dini komplekse” operasyonel nedenlerle zarar verildiğini itiraf etti. Bu olaydan birkaç gün önce sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, İsrail askerlerinin Debel köyünde Hz. İsa heykelini çekiçle parçaladığı anlar büyük infiale yol açmıştı.
Ateşkes kağıt üzerinde kaldı
Washington’da yürütülen diplomatik temaslar sonucu 17 Nisan’da sağlanan ve daha sonra uzatılan ateşkese rağmen sahada çatışmalar dinmiyor. Hizbullah, İsrail’in ihlallerine yanıt olarak sınır hattındaki askeri noktalara kamikaze insansız hava araçları ve topçu atışlarıyla saldırılar düzenlediğini açıkladı. Lübnan hükümeti, 2 Mart’ta tırmanan saldırılardan bu yana ülkede can kaybının 2 bin 600’ü aştığını, bir milyondan fazla kişinin ise evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirtiyor.
Yıkım ve tahliye baskısı
İsrail ordusu, bölgedeki 9 köy için daha tahliye uyarısı yayınlayarak operasyon alanını genişleteceğinin sinyallerini verdi. Yerel kaynaklar, sadece askeri hedeflerin değil, yaklaşık 70 binanın ve çok sayıda sivil altyapının yerle bir edildiğini rapor ediyor. Uluslararası gözlemciler, kutsal mekanlara ve sivil yerleşim birimlerine yönelik bu saldırıların bölgedeki toplumsal dokuya kalıcı zararlar verebileceği uyarısında bulunuyor.
