Hamas Hareketi liderlerinden Abdurrahman Shadid, işgal güçlerinin ve yerleşimcilerin Batı Şeria’daki Filistin halkına yönelik artan saldırılarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Ramallah’ın doğusundaki El-Muğayyir köyü başta olmak üzere, birçok bölgede yaşanan olayların “organize bir terör” niteliği taşıdığını belirten Shadid, halkın bu baskılar karşısında direnişi yükseltmesi gerektiğini vurguladı.
Shadid, yaptığı basın açıklamasında, işgal ordusu ile yerleşimci çeteler arasındaki koordinasyonun, halkı topraklarından sürmeyi ve demografik yapıyı değiştirmeyi hedefleyen tehlikeli bir ortaklık olduğunu savundu.
“Saldırılar korku değil, daha fazla birlik getirecek”
İsrail hükümetinin yerleşimcilere yönelik verdiği “yeşil ışık” politikasına dikkat çeken Hamas lideri, bu durumun bölgede istikrarı değil, kaos ve gerilimi tetiklediğini belirtti. Shadid, hükümetin bu stratejisinin Filistin halkını yıldırmak bir yana, sadece işgal güçleri nezdinde “hayal kırıklığı ve korku” doğuracağını ifade etti.
“Koruma komitelerini aktif edin” çağrısı
Saldırıların yoğunlaştığı bölgelerdeki halkın yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Shadid, saha stratejisi için şu çağrılarda bulundu:
-
Savunma mekanizmaları: Filistinli ailelerin ve köylerin korunması için yerel “koruma komitelerinin” acilen aktive edilmesi.
-
Saha dayanışması: Hiçbir köyün veya ailenin terör saldırıları karşısında yalnız bırakılmaması, bölgesel dayanışmanın güçlendirilmesi.
-
Varlık gösterme: Arazi ve mülklerin korunması için sahada daha fazla varlık gösterilmesi ve provokasyonlara karşı uyanık olunması.
“Topraklarımıza bağlılığımız baki”
Shadid, Filistin halkının tüm ilhak ve tehcir planlarından daha güçlü olduğunu belirterek, El-Muğayyir köyü başta olmak üzere direnen tüm bölgelerin kararlılığını selamladı. Filistinlilerin topraklarına olan bağlılığının, siyasi veya askeri baskılarla kırılamayacağının altını çizen Hamas yetkilisi, “halkın bu saldırıları bertaraf etmek için elindeki tüm imkanlarla karşı duracağını” belirtti.
Batı Şeria’daki gerilimin, yerleşimci faaliyetlerin ve askeri operasyonların önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceği, bölgedeki insani durumun sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahip.



