Hamas lideri Şeyh Hasan Yusuf özgürlüğüne kavuştu
İslam Dünyası

Hamas lideri Şeyh Hasan Yusuf özgürlüğüne kavuştu

İsrail makamları, yaklaşık 32 ay süren idari tutukluluğun ardından Hamas’ın önde gelen liderlerinden Şeyh Hasan Yusuf’u serbest bıraktı. Yarım asra yayılan siyasi ve İslami mücadelesiyle Filistin’in sembol isimlerinden biri haline gelen 71 yaşındaki Yusuf, serbest bırakılmasının hemen ardından sağlık durumunun kötüleşmesi nedeniyle Ramallah’taki bir hastaneye kaldırıldı.

Ağır sağlık sorunları ve cezaevi koşulları

Yetkililer, Şeyh Yusuf’un yaklaşık 30 kilo kaybettiğini ve cezaevi koşulları ile tıbbi ihmaller sonucu kol tendonlarında yırtılma meydana geldiğini bildirdi. Ekim 2023’te başlayan Gazze savaşı sonrası Batı Şeria’daki operasyonlar kapsamında tutuklanan Yusuf, 11 Haziran’da özgürlüğüne kavuştu.

25 yıllık esaret ve mücadele tarihi

1955 Ramallah doğumlu olan Şeyh Hasan Yusuf, Filistin ulusal hareketinin en uzun süre tutuklu kalan liderlerinden biri. 1970’li yıllardan bu yana 15’ten fazla kez tutuklanan Yusuf, toplamda 25 yılı aşkın bir süreyi demir parmaklıklar ardında geçirdi.

  • Kurucu Kimliği: 1987 yılında Hamas’ın Batı Şeria’daki kuruluşunda aktif rol aldı.
  • Sürgün Süreci: 1992’de Lübnan’daki Mercu’z-Zuhur’a sürülen 416 kişi arasında yer aldı.
  • Siyasi Kariyer: 2006’da Filistin Yasama Konseyi’ne seçilerek Hamas’ı temsil etti.
  • Diplomatik Dil: İkinci İntifada sırasında Hamas’ın Batı Şeria’daki siyasi sözcülüğünü üstlenerek hareketin uluslararası alanda tanınmasında kilit rol oynadı.

“Ulusal birlik simgesi”

Hamas tarafından yapılan açıklamada, Yusuf’un “sabır ve sebat sembolü” olduğu vurgulanarak, onlarca yıllık baskıya rağmen ulusal duruşundan taviz vermediği belirtildi. Şeyh Yusuf, Filistinli gruplar arasındaki diyalog kanallarının açık tutulmasında da her zaman arabulucu bir rol üstlenmişti.

Şeyh Hasan Yusuf’un serbest bırakılması, Filistin kamuoyunda hem bir sevinç hem de İsrail hapishanelerindeki ağır insan hakları ihlallerine dair bir protesto vesilesi olarak görülüyor. Geçirdiği kronik hastalıklar (yüksek tansiyon ve diyabet) nedeniyle yakınları ve esir hakları örgütleri, sağlık durumuyla ilgili endişelerini dile getirmeye devam ediyor.