Gazze'de "fare ve salgın" savaşı: İsrail atıkları silah olarak kullanıyor
İslam Dünyası

Gazze’de “fare ve salgın” savaşı: İsrail atıkları silah olarak kullanıyor

Gazze İnsan Hakları Merkezi, bölgede eşi benzeri görülmemiş bir çevresel ve sağlık felaketinin yaşandığını duyurdu. Askeri saldırılar ve abluka nedeniyle temel belediye hizmetlerinin çöktüğü Gazze Şeridi’nde, yüz binlerce sivilin hayatı kemirgenler ve salgın hastalıklar tarafından tehdit ediliyor.

Atık dağları ve fare istilası

Bölgedeki durum, sadece bir kirlilik sorunu olmaktan çıkıp sistemli bir felakete dönüşmüş durumda:

  • Biriken Atıklar: Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 900 bin ton evsel atık ve 40 milyon ton bina enkazı birikti.
  • Engellenen Hizmetler: İsrail güçleri, atık toplama araçlarının %100’ünden fazlasını imha ederken, kalan araçların yakıt almasını ve atıkları resmi döküm sahalarına taşımasını engelliyor.
  • İstila Altındaki Kamplar: Çadır kentlerin hemen yanına biriken 340 bin tonluk atık yığınları; fare, sıçan ve haşerelerin üreme noktası haline geldi.

“Fareler çocukların üzerinde geziyor”

Bölgedeki insani dramın boyutunu yerel halkın tanıklıkları gözler önüne seriyor. Han Yunus sakinlerinden Akram Ahmed, geceleri farelerin çocukların üzerine atladığını ve kıyafetleri parçaladığını anlatırken, Aliye es-Seyyid isimli bir kadın, kilosunu 70 dolara aldıkları unun fareler tarafından talan edildiğini ifade ediyor. Mevasi bölgesinde yaşayan Ayşe Hamid ise çocuklarının bit ve pire ısırıkları nedeniyle şiddetli kaşıntı çektiğini, ancak sağlık merkezlerinde ilaç bulunmadığını belirtiyor.

Salgın hastalıklar bir baskı aracı mı?

Tıbbi uzmanlar, fare idrarıyla bulaşan ve hayati risk taşıyan “Leptospiroz” hastalığının kamplarda somut bir gerçeğe dönüştüğünü vurguluyor. Gazze İnsan Hakları Merkezi, İsrail’in haşere ve kemirgenlerle mücadele için gereken ilaç ve zehirlerin girişini “çift kullanım” bahanesiyle yasaklamasının, salgını sivillere karşı sistemli bir baskı aracı olarak kullanmak anlamına geldiğini savunuyor.

Bu durumun Cenevre Sözleşmesi’nin işgalci güce yüklediği “halkın sağlığını ve hijyenini sağlama” yükümlülüğünün açık bir ihlali olduğunu belirten hak savunucuları, uluslararası toplumu geçitleri açmaya ve tıbbi müdahale için uzman ekipler göndermeye çağırıyor.