Gazze Şeridi’nde savaşın etkisiyle derinleşen insani kriz, şimdi de ekolojik bir yıkıma dönüşmüş durumda. Bölgedeki belediyelerin ana katı atık depolama alanlarına erişiminin engellenmesi üzerine yerleşim alanlarının ortasında kurulan derme çatma çöp toplama merkezleri, “çöp sızıntı suyu” (liçat) felaketini tetikledi. Uzmanlar, binlerce ton atığın birikmesiyle oluşan bu zehirli sıvının, yeraltı sularına sızarak bölgedeki en önemli içme suyu kaynağını kirlettiğini belirtiyor.
Filistinli çevre uzmanları ve yetkililer, Gazze genelinde biriken çöp miktarının 800 bin tona ulaştığını tahmin ediyor. Yerel yönetimlerin ana atık tesislerine ulaşamaması, çöplerin konutlara yakın noktalarda yığılmasına ve koruyucu bariyerlerin olmadığı toprağa zehirli maddelerin doğrudan geçmesine neden oluyor.
Zehirli karışımın içeriği ve risk faktörleri
Sağlık Bakanlığı su ve atık su denetim birimi yetkililerine göre, katı atıkların organik parçalanmasıyla oluşan bu sızıntı suyu; ağır metaller, kimyasal atıklar ve tıbbi atıklardan kaynaklanan patojenlerin ölümcül bir karışımını içeriyor. Sızıntının hızı ve derinliği iki ana etkene bağlı olarak değişiyor:
- Toprak Yapısı: Gazze’nin kumsal ve geçirgen toprak yapısı, zehirli sıvının hızla derinlere inmesine olanak tanıyor.
- Yeraltı Suyu Derinliği: Yüzeye yakın yeraltı suyu seviyeleri, kirlenme süresini kısaltıyor.
Mevcut veriler, Gazze’deki yeraltı su havzasının tüm bölgelere besleme yapan ortak bir sistem olduğunu gösteriyor. Bu durum, tek bir noktada meydana gelen kirlenmenin kısa sürede geniş alanlara yayılma riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, son iki yıldır devam eden yoğun atık birikimi sonucunda kirlenmenin artık kaçınılmaz hale geldiği konusunda uyarıyor.
Sağlık ve tarım üzerindeki yıkıcı etkiler
Atık sızıntısının yeraltı kaynaklarına ulaşması, Gazze halkı için hayati riskleri barındıran şu sonuçlara yol açıyor:
- Ağır Metal Zehirlenmesi: Kurşun, kadmiyum ve cıva gibi maddelerin suya karışması, uzun vadede böbrek yetmezliği ve kronik hastalıklara davetiye çıkarıyor.
- Salgın Hastalık Riski: Sızıntı suyundaki virüs ve bakterilerin içme suyu kuyularına taşınması; kolera, hepatit ve tifo gibi salgınların kitlesel boyuta ulaşmasına neden olabilir.
- Tarımsal Çöküş: Artan amonyak ve nitrat oranları suyun kimyasal yapısını bozarak tarımsal verimi düşürüyor ve üretilen gıdaları zehirli hale getiriyor.
Acil çözüm bekleyen önlemler
Çevre otoriteleri, bu felaketin etkilerini en aza indirmek için uluslararası kuruluşların desteğiyle acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Öncelikle kontrol dışı çöp sahaları yerine, geçici de olsa yalıtımlı depolama alanlarının oluşturulması ve su kuyularının çevresinde koruma bantlarının kurulması hayati önem taşıyor. Ayrıca, yeraltı suyu kalitesinin düzenli olarak izlenmesi için bölgesel bir takip programının başlatılması öneriliyor.
