Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki müzakere süreci, geçici ateşkesin sona ermesine günler kala kritik bir viraja girdi. Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen diplomaside, masadaki çözüm arayışlarına sahadaki askeri hareketlilik eşlik ediyor. Washington’dan gelen iyimser açıklamalara karşılık Tahran’ın kırmızı çizgilerini hatırlatması, bölgedeki gerilimi canlı tutuyor.
İşte Washington-Tahran hattındaki kritik sürece dair öne çıkan 5 başlık:
1. İslamabad zirvesine doğru diplomatik hazırlık
ABD Başkanı Donald Trump, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner’in salı günü ikinci tur görüşmeler için İslamabad’da olacağını açıkladı. Pakistan hükümet kaynakları henüz kesin bir tarih teyit etmese de İslamabad’da güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı ve ABD öncü ekiplerinin hazırlıklara başladığı belirtiliyor.
2. Trump’ın “havuç ve sopa” stratejisi
Başkan Trump, İran’a “adil bir teklif” sunduğunu belirtirken, reddedilmesi halinde ülkenin enerji altyapısını ve köprülerini hedef alacak sert bir askeri müdahale tehdidinde bulundu. Analistler, Trump’ın kullandığı kışkırtıcı dilin Tahran’ı masada taviz vermeye zorlamaya yönelik bir strateji olduğunu değerlendiriyor.
3. Uranyum ve Hürmüz Boğazı düğümü
Müzakerelerin önündeki en büyük engel, yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumun teslimi ve Hürmüz Boğazı’ndaki kontrol arayışı olarak görülüyor. İran, uranyumun teslimini “kırmızı çizgi” ilan ederken, ABD’nin liman ablukasına karşılık Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatma kararı alması diplomatik yolları daraltıyor.
4. İsrail’in askeri hazırlıkları ve hedef güncellemesi
İsrail ordusu, olası bir çatışma senaryosu için ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile koordinasyonunu artırdı. İsrail yönetiminin, ateşkesin çökmesi ihtimaline karşı İran içindeki enerji tesislerini kapsayan yeni bir hedef listesini güncellediği ve istihbarat faaliyetlerini yoğunlaştırdığı bildiriliyor.
5. Tahran’dan savunma vurgusu ve denge arayışı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, savaşın yayılmasından yana olmadıklarını ancak meşru müdafaa haklarını saklı tuttuklarını vurguluyor. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise savunma sanayisindeki ilerlemelere dikkat çekerek, sahadaki güç dengesinin diplomatik masada Tahran’ın elini zayıflatmadığı mesajını veriyor.
