İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli esirlerin yaşadığı insani dram her geçen gün daha da derinleşiyor. Filistin Esirler Enformasyon Ofisi tarafından yapılan resmi açıklamada, Damon Hapishanesi’nde tutulan Filistinli kadın esirlerin son derece ağır, acımasız ve insanlık dışı şartlar altında yaşam mücadelesi verdiği duyuruldu. Ofis, uluslararası insan hakları örgütlerine kadın tutsakların korunması için acil müdahale çağrısında bulundu.
Dini haklar engelleniyor, temel ihtiyaçlar kısıtlanıyor
Yayımlanan raporda, Damon Hapishanesi’ndeki kadın esirlerin maruz kaldığı hak ihlalleri detaylandırıldı. Hapishane yönetiminin uyguladığı katı tecrit ve kısıtlamalar nedeniyle kadın tutsakların sabah ezanı vaktini bile öğrenemedikleri, bu durumun en temel dini haklarından mahrum kalmalarına yol açtığı belirtildi.
İnsani ve tıbbi bakımın tamamen durma noktasına geldiği hapishanede, kadın esirlerin şu sistematik hak ihlalleriyle karşı karşıya olduğu aktarıldı:
- Aile ve avukat görüşlerinin tamamen yasaklanması,
- Kronik ve ağır hastalar başta olmak üzere tıbbi ihmalin sistematik bir ceza yöntemi olarak sürdürülmesi,
- Keyfi hücre hapisleri ve sosyal hayattan tamamen izole edilme uygulamaları.
“Yere yatırıp saatlerce darp ettiler, cinsel tacizde bulundular”
Esirler Enformasyon Ofisi, iki gün önce yaptığı bir diğer çarpıcı açıklamada, hapishane yönetiminin geçtiğimiz 13 Mayıs tarihinde kadın esirlere yönelik en şiddetli baskın ve bastırma operasyonlarından birini gerçekleştirdiğini ifşa etti. Verilen bilgilere göre, İsrail özel operasyon birlikleri kadın tutsakları zorla yere yatırarak saatlerce kelepçeli vaziyette bekletti, darp etti, yerde sürükledi ve üzerlerine bastı.
Baskın sırasında gözleri bağlanan ve acı verici pozisyonlarda durmaya zorlanan kadın esirlerin, İsrail askerleri tarafından ağır hakaretlere ve cinsel içerikli imalara maruz kaldığı bildirildi.
Erkek gardiyanların önünde çıplak arama
Raporda yer alan en vahim iddialardan biri de kadın esirlerin onurlarını kırmayı hedefleyen aşağılayıcı aramalar oldu. Bazı kadın tutsakların, erkek gardiyanların gözü önünde kıyafetlerini çıkarmaya zorlanarak arandığı, kelepçelerinin kasıtlı olarak etlerini kesecek derecede sıkıldığı ve vücutlarında kalıcı fiziksel hasarlar oluştuğu belgelendi.
