Batı Şeria'nın doğusunda bitmeyen sürgün
İslam Dünyası

Batı Şeria’nın doğusunda bitmeyen sürgün

Batı Şeria’nın doğusundaki engebeli arazilerde, Filistin halkının dinmeyen acılarına her gün bir yenisi ekleniyor. Ramallah’ın kuzeydoğusundaki El-Mugayir beldesinden Eriha yakınlarına kadar uzanan bölgede, bedevi toplulukları yerleşimci şiddeti ve genişleyen yerleşim birimleri kıskacında yaşıyor. Yerinden edilen aileler için yaşam artık sadece “bekleme istasyonlarından” ibaret hale gelmiş durumda.

Yerleşimci baskısı yaşamı felç ediyor

Bölgedeki yerleşimcilerin meralara ve su kaynaklarına erişimi engellemesi, yerel halkın geçim yollarını tamamen tıkıyor. Göçe zorlananlardan biri olan Ebu Cihad, Eriha bölgesine sığınarak “mülteci içinde mülteci” durumuna düştüğünü ifade ediyor. Ebu Cihad, nereye giderlerse gitsinler yerleşimcilerin takibi altında olduklarını ve güvenliğin artık ulaşılamaz bir lüks haline geldiğini belirtiyor.

Khirbet Makhoul ve Khirbet Samra’da sessiz çığlık

İşgal öncesi tarihe sahip köylerde nüfus hızla eriyor. Khirbet Makhoul köyünde onlarca aileden geriye sadece dört aile kalmış durumda. Köy sakinlerinden Nebil Ebu el-Kebbaş, babasının “toprağı, dini ve onuru koruma” vasiyetini tutarak 40 yıldır yaşadığı yerini terk etmeyeceğini savunsa da herkes bu kadar şanslı değil.

  • Çocukların Korkusu: Khirbet Samra’da baskılara dayanamayıp göç eden Fevzi Bişarat’ın kardeşleri köyde kalsa da, şiddet aile hayatının en ince ayrıntılarına kadar sızmış durumda. Bir aile babası, 11 yaşındaki kızının her gece “yerleşimciler evi basacak” korkusuyla uyuduğunu anlatıyor.

Projeli kuşatma: Askeri kamplar ve yerleşim birimleri

Ürdün Vadisi genelinde İsrail askeri kampları ile yasadışı yerleşim birimlerinin iç içe geçmesi, Filistin topluluklarını tam bir kuşatma altında bırakıyor. Uzmanlar, yerleşimci grupların orduyla koordineli hareket ettiğini ve bu durumun stratejik bir “topraksızlaştırma projesinin” parçası olduğunu vurguluyor.

Bölgedeki Filistinliler için her çadır kuruluşu yeni bir sürgün hazırlığı anlamına gelirken, Ağvar’ın kadim sakinleri belirsiz bir geleceğe karşı varoluş mücadelesi veriyor.