“Gazze’de Yardım Yanıtındaki Açık: WCK Hizmetlerinin Azaltılmasının Etkileri ve Yerel Aşevlerinin (Tekiye) Sürdürülebilirlik Zorlukları” başlıklı yeni bir araştırma raporu, Gazze’deki gıda güvenliği krizinin felaket boyutlarına ulaştığını belgeliyor. Savaşın yıkıcı etkisi altında gelir kaynakları yok olan ve piyasaları çöken 2 milyonu aşkın Filistinli için “yardım öğünleri” hayatta kalmanın tek yolu haline gelmiş durumda.
Uluslararası yardımda büyük boşluk
Rapor, Dünya Merkezi Mutfağı’nın (WCK) faaliyetlerini azaltmasının sadece bir istatistik kaybı olmadığını, insani yardım haritasında büyük bir boşluk yarattığını belirtiyor.
- Küçülme: WCK, Mayıs ve Haziran 2026 döneminde Gazze’deki personel sayısını %70 oranında azalttı.
- Kapasite kaybı: Kuruluş, daha önce günlük 500 bin öğün yemek sağlarken, bu hizmeti sadece hastaneler ve sağlık çalışanlarıyla sınırlandırdı. Bazı dönemlerde bu rakam günde 1 milyon öğüne kadar çıkmıştı.
- Yük yerel mutfaklara kaldı: Uluslararası kuruluşların çekilmesiyle, tüm yük 182 yerel “aşevine” (Tekiye) bindi. Bu mutfaklar günde 1,7 milyon öğün üretmeye çalışsa da, hem askeri hedef olma riskiyle hem de tedarik zinciri ambargosuyla karşı karşıya.
“Açlık ve yetersiz beslenme yayılıyor”
Veriler, durumun vahametini gözler önüne seriyor:
- Gazze nüfusunun %77’si (yaklaşık 1,6 milyon kişi) şiddetli gıda güvensizliği yaşıyor.
- 5 yaş altı 132 bin çocuk ve 55 binden fazla hamile/emziren kadın, ciddi yetersiz beslenme riski altında.
İnsani yardım bir “savaş aracı” olarak kullanılıyor
Siyasi analist Halid Ebu Amir, gıda güvenliği dosyasının en karmaşık insani zorluk haline geldiğini belirterek, İsrail’in insani yardımı askeri ve siyasi bir baskı aracı olarak kullanmaya devam ettiğini vurguladı. Ebu Amir, “İsrail’in tekrarlanan saldırıları, gıda ve mutfak tüpü girişine koyduğu engeller, yardımların felç olmasına yol açıyor. WCK’nın faaliyetlerini %80 oranında kısması, yerinden edilmiş yüz binlerce aileyi doğrudan açlığa iten stratejik bir hamledir” dedi.
Araştırma, bu geri çekilmenin Şubat 2026’dan bu yana bölgesel çatışmalardaki jeopolitik değişimler ve fon krizleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, diğer uluslararası kuruluşların da benzer adımlar atması halinde, Gazze’nin geçtiğimiz yıl yaşadığı kıtlık manzaralarının tekrarlanmasının kaçınılmaz olduğu konusunda uyarıyor.
Sonuç: Rapor, uluslararası toplumun sadece yardım fonu sağlamakla kalmayıp, İsrail’in gıda girişine uyguladığı kısıtlamaları kaldırması için acil baskı yapması gerektiğini, aksi takdirde 1,6 milyon insanın “doğrudan felaket düzeyinde bir açlıkla” yüzleşeceğini öngörüyor.
