Filistin topraklarında, Gazze’deki savaşın gölgesinde devam eden gerilim, Batı Şeria ve “İçerideki” (1948 toprakları) Filistinliler nezdinde yeni bir safhaya evrildi. Özellikle “Kochav Yair” bölgesinde gerçekleştirilen silahlı operasyon, İsrail güvenlik mekanizmasının “yönetilemez” bir kaosa doğru sürüklendiğini ve Filistinli gençlerin ortak bir direniş bilinciyle hareket etmeye başladığını gözler önüne seriyor.
Güvenlik sistemi alarmda: “İçeriden” direnişe
İsrail içindeki operasyon, güvenlik birimlerinin başarısızlığı olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, bu durumun sadece Batı Şeria ile sınırlı kalmayan, Filistin coğrafyasının geneline yayılmış derin bir birikmiş öfkenin sonucu olduğunu belirtiyor.
Siyasi analist Muhammed Halsah’a göre, güvenlik sisteminin çökmesinin temel nedeni, Filistinli bireylerin gündelik hayatlarında maruz kaldığı baskı, kuşatma ve günlük tacizler. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Arap beldelerine yönelik provokatif ziyaretleri ve “egemenlik” söylemleri, Filistinli topluluklar üzerindeki “hedefteyiz” algısını güçlendiriyor.
“Asimilasyon politikası” ters tepti
İsrail’in uzun yıllardır uygulamaya çalıştığı “İsrailleştirme” (Asimilasyon) politikalarının, sahadaki baskılar karşısında etkisiz kaldığı görülüyor. Aksine, baskı politikaları Filistinli gençlerin “ortak kimlik” etrafında daha güçlü kenetlenmesini sağladı.
- Ortak Kader Bilinci: Filistinli gençler, ister Batı Şeria’da, ister Kudüs’te, ister İsrail sınırları içinde olsun, kendilerini aynı kaderi paylaşan bir bütünün parçası olarak görüyor.
- Siyasi Çıkmaz: İsrail hükümetindeki aşırı sağcı rekabet, “en sert olanın kazanacağı” bir siyasi atmosfere dönüştü. Bu durum, Arap partilerin kriminalize edilmesi ve toplumsal hakların kısıtlanmasıyla birleşince, bireysel direniş eylemlerini bir “kaçış yolu” haline getiriyor.
Netanyahu için yeni bir sınav
İsrail hükümeti, bu operasyonları birer “güvenlik açığı” olarak tanımlasa da, bu durumun Netanyahu hükümeti için siyasi bir krizi tetiklediği aşikâr. Seçim atmosferinin ve aşırı sağcı partilerin domine ettiği bir siyasi ortamda, güvenlik başarısızlığı hükümetin zayıf karnı olarak görülüyor.
Netanyahu’nun bu tür operasyonları, kendi siyasi geleceğini kurtarmak için yeni cepheler açma veya daha sert yasalar çıkarma bahanesi olarak kullanması bekleniyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Filistinli toplumuna yönelik “toptancı ve ayrım gözetmeyen” şiddet politikaları, direnişin ateşini söndürmek yerine daha da alevlendiriyor.
Hamas: “Direniş durmayacak”
Hamas, Kochav Yair ve Efrat yerleşim birimlerinde gerçekleşen operasyonları, Gazze’deki savaşa, Batı Şeria’daki Yahudileştirme politikalarına ve Filistinlilere yönelik günlük saldırılara verilen “doğal bir yanıt” olarak değerlendiriyor. Hareketin açıklamalarında, Batı Şeria’daki operasyonların İsrail’in planlarını bozmaya devam edeceği vurgulanırken, gençlere bu direnişi sürdürme çağrısı yapılıyor.
