Gazze Şeridi’nde ateşkesin ilan edildiği 10 Ekim 2025’ten bu yana yürürlükte olan ve kenti doğu-batı ekseninde bölen “Sarı Hat”, yerini kademeli olarak “Turuncu Hat” adı verilen yeni bir askeri genişleme stratejisine bırakıyor. Başlangıçta Gazze yüzölçümünün yaklaşık %53’ünü kapsayan İsrail askeri kontrol alanı, sahadaki son hamlelerle birlikte %59 seviyesine yükseldi. Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası kuruluşların raporlarına göre, bu yeni hatla birlikte Gazze’nin %64’ü fiilen İsrail ordusu tarafından kuşatılmış durumda.
Selahaddin Caddesi kontrol altına alınıyor
Sahadan gelen veriler ve uydu görüntüleri, İsrail ordusunun bölgeyi ayıran beton blokları kademeli olarak batıya, şehrin içine doğru kaydırdığını kanıtlıyor. “Turuncu Hat” olarak adlandırılan bu yeni sınırın, Gazze’nin ana ulaşım damarı olan Selahaddin Caddesi boyunca uzanması, kentin hayati arterlerinin askeri denetim altına girmesi anlamına geliyor. Şucaiye gibi stratejik mahallelerin derinliklerine kadar ilerleyen bu genişleme, Filistinlilerin hareket alanını her geçen gün daha da daraltıyor.
Açık cezaevi modeli ve “renk mühendisliği”
Bölgedeki aktivistler ve siyasi gözlemciler, İsrail’in bu hamlesini “renk mühendisliği” olarak nitelendiriyor. Daha önce geçici bir güvenlik önlemi olarak sunulan “Sarı Hat”ın kalıcı bir sınıra dönüşmesi, ardından Turuncu Hat’ın devreye girmesi, Gazze’nin sistematik olarak küçültüldüğü bir “açık cezaevi” modelini pekiştiriyor. Mevcut durumda 2,3 milyonluk nüfusun büyük bir kısmının, yıkılmış binalar ve çadır kentlerle dolu, toplam arazinin sadece %15’ini kapsayan dar bir alana sıkıştırıldığı belirtiliyor.
Siyasi çözüm yerine sınır yönetimi
Uluslararası basına yansayan raporlar, bu stratejinin uzun vadeli bir işgal planının parçası olduğunu öne sürüyor. Gazze’yi silahsızlandırılmış bir bölgeye dönüştürmeyi hedefleyen planın, “Turuncu Hat” üzerinden yeni bir statüko yarattığı ifade ediliyor. Uzmanlar, İsrail’in bu yöntemle tartışmayı “işgalin sona ermesi” noktasından çıkarıp, her geçen gün ileri itilen “askeri hatların yönetimi” noktasına çekmeye çalıştığı uyarısında bulunuyor. Bu durum, bölgedeki insani krizi derinleştirirken geri dönüş yollarını da tamamen kapatıyor.
