İran Dışişleri Bakanlığı Sözcü Danışmanı Ali Sefri, Tahran yönetiminin diplomatik süreçteki ciddiyetine karşın ABD’nin tutarsız yaklaşımlarının güven bunalımını derinleştirdiğini açıkladı. Sefri, özellikle deniz ablukasının kaldırılmasına yönelik mutabakatlardan Washington’ın geri adım atmasının çözüm umutlarını gölgelediğini belirtti.
Müzakere trafiğinde “yöntem” krizi
Pakistan aracılığıyla sunulan tekliflere yanıt verdiklerini kaydeden Sefri, asıl sorunun iletişim kanallarında değil, ABD’nin “ciddi diplomasi yerine baskı ve tehdidi esas alan metodolojisinde” olduğunu ifade etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin İslamabad ziyaretiyle yeşeren çözüm umutları, Beyaz Saray’ın bölgeye göndereceği temsilcilerin ziyaretini iptal etmesi ve Trump’ın ablukayı sürdürme kararıyla yerini belirsizliğe bıraktı. Sefri, Hürmüz Boğazı’na mayın tarama gemileri gönderilmesini de ABD’nin samimiyetsizliğinin bir göstergesi olarak niteledi.
Hürmüz Boğazı ve karşılıklı hamleler
Deniz trafiğindeki kördüğüme değinen Sefri, Arakçi’nin “iyi niyet göstergesi” olarak Hürmüz Boğazı’nı tüm gemilere açma teklifine rağmen Trump’ın İran gemilerine yönelik ablukada ısrar ettiğini hatırlattı. Sefri, “Lübnan’daki ateşkesin ardından boğazın açılması ve limanlarımızdaki ablukanın kaldırılması planlanmıştı ancak Trump’ın son açıklamaları bu süreci sabote etti” dedi.
Diplomasi arayışı Muskat’a taşındı
İran’ın baskı siyasetine boyun eğmeyeceğini vurgulayan Sefri, Arakçi’nin Umman ziyaretine dikkat çekti. Muskat’ı “stratejik ortak ve tarihi arabulucu” olarak tanımlayan Sefri, buradaki temasların ABD’nin “maksimum baskı” politikasının yarattığı durgunluğu kırmak adına kritik bir hamle olduğunu belirtti. ABD’li heyetle doğrudan görüşme için şu an belirlenmiş bir tarih olmadığını ifade eden yetkili, herhangi bir ilerleme için öncelikle güven inşasının şart olduğunu sözlerine ekledi.
