ABD Eğitim Bakanlığı, New York Eğitim Dairesine yönelik kapsamlı bir inceleme başlattı. Soruşturma, 1964 Medeni Haklar Yasası’nın federal mali yardım alan kurumların ırk, renk ve ulusal köken temelinde ayrımcılık yapmasını yasaklayan altıncı maddesi kapsamında yürütülüyor. Kararın gerekçesinde, “Filistin İçin New Yorklu Öğretmenler” adlı grubun düzenlediği seminerlerin Yahudi öğrenciler için “düşmanca bir ortam” oluşturup oluşturmadığı ve bir ayrımcılık unsuru taşıyıp taşımadığı incelenecek.
Trump yönetiminin sıkı denetimi
Başkan Donald Trump yönetimi, söz konusu oluşumun “Filistin, Siyonizm ve direniş” gibi kavramlara odaklanan eğitim seminerlerini mercek altına aldı. Federal makamlar, bu tür faaliyetlerin Yahudi karşıtlığını tetikleyebileceği görüşünü savunuyor. Beyaz Saray, daha önce de okul ve üniversitelerdeki Filistin yanlısı gösterilerin “radikal gruplara destek” niteliği taşıdığını iddia ederek, federal ödeneklerin kesilmesi ve yabancı öğrencilerin sınır dışı edilmesi gibi sert önlemleri gündeme getirmişti.
New York Eğitim Dairesi ve öğretmenlerden savunma
New York Eğitim Dairesi sözcüsü, federal hükümetten gelen bildirimin incelendiğini ancak söz konusu öğretmen grubunun resmi olarak devlet okullarıyla bir bağının bulunmadığını belirtti. Kendilerini “Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden kamu çalışanları” olarak tanımlayan öğretmen grubu ise, akademik özgürlük ve ifade hürriyeti çerçevesinde hareket ettiklerini savunuyor.
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani de konuya ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, hem antisemitizme hem de İslamofobiye karşı kararlı bir duruş sergilediklerini ancak ifade özgürlüğünün korunması gerektiğini vurguladı. Hak savunucuları ise, Trump yönetiminin medeni haklar yasasını siyasi bir araç olarak kullanarak akademik özgürlüğü ve anayasal hakları kısıtlamasından endişe duyuyor.
