Ramallah yakınlarındaki Barka köyünden olan 51 yaşındaki Abdülbasit Mutan, kanserle mücadelesine rağmen iki ay önce İsrail güçleri tarafından yeniden gözaltına alınarak Ofer Cezaevi’ne gönderildi. Mutan’ın ailesi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarıyla eş zamanlı olarak cezaevlerinde artan şiddet, aç bırakma ve tıbbi ihmal politikalarının, hastaların yaşamını doğrudan tehdit ettiğini belirtiyor.
“Hapishaneler toplu mezara dönüştü”
Esirin eşi Zübeyde Mutan, yaptığı açıklamada, hastalığın ötesinde cezaevindeki işkence ve kötü muameleden korktuklarını ifade etti. Serbest kalan esirlerin aktardığı bilgileri paylaşan Mutan, “Hapishaneler artık toplu mezarlara dönüştü. İşgal yönetiminin vahşi muamelesi nedeniyle buralar esirler için adeta cehennem kapısı haline geldi” dedi.
Tıbbi ihmal ve 40 kilo kaybı
Daha önce toplam 11 yılını İsrail hapishanelerinde geçiren Mutan, son serbest kalışında tıbbi ihmal nedeniyle vücut ağırlığının 40 kilogramını kaybetmiş, hafıza ve görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele etmişti. Aile, esirin kendi özel ilaçlarının dahi kendisine verilmediğini, buna rağmen iyileşme sürecini tamamlayamadan tekrar tutuklandığını vurguladı.
Uyuz salgını ve iletişim engeli
Olağanüstü hal gerekçesiyle avukat görüşmelerinin engellendiği cezaevinde durumun içler acısı olduğu bildiriliyor. Serbest kalanların ifadelerine göre Mutan, 150 kişinin bulunduğu bir koğuşta tutuluyor ve bu kişilerden 130’u uyuz hastalığına yakalanmış durumda.
Abdülbasit Mutan’ın oğlu İbrahim Mutan, babasının herhangi bir suçlama olmaksızın tutulmasına ve yeni yürürlüğe giren “esirlere yönelik idam yasası” tartışmalarına dikkat çekerek, uluslararası toplumdan acil müdahale ve babasının serbest bırakılmasını talep etti.
