Avrupa'dan Washington'a "yüzeysel anlaşma" uyarısı
Dünya

Avrupa’dan Washington’a “yüzeysel anlaşma” uyarısı

İran ile yürütülen nükleer müzakereler, Washington ve Avrupalı müttefikleri arasında derin bir görüş ayrılığına yol açtı. Avrupalı üst düzey diplomatlar, Donald Trump yönetiminin bir “diplomatik zafer” elde etmek amacıyla içeriği zayıf ve gelecekte büyük sorunlara yol açabilecek yüzeysel bir metne razı gelmesinden korkuyor.

Tecrübe eksikliği ve “hızlı sonuç” baskısı

Fransa, İngiltere ve Almanya’dan temsilciler, 2003’ten bu yana bu dosyayı takip ettiklerini hatırlatarak, ABD’nin mevcut müzakere ekibinin İran’ın karmaşık siyasi kültürünü ve teknik detayları kavrama konusunda yeterli tecrübeye sahip olmadığını savunuyor. 2015’teki nükleer anlaşmanın (KOEP) 160 sayfalık detaylı bir çalışma sonucu ortaya çıktığını belirten uzmanlar, İslamabad’da müttefiklerden habersiz yürütülen “21 saatlik” kısa görüşmelerin, böylesine kapsamlı bir sorunu çözmek için fazlasıyla yetersiz olduğunu vurguluyor.

Uranyum stokları ve sevkiyat seçenekleri

Müzakerelerin merkezinde, İran’ın elinde bulunan ve nükleer silah üretimi için kritik eşik kabul edilen yaklaşık 440 kilogramlık yüksek oranda (%60) zenginleştirilmiş uranyum yer alıyor. Masadaki çözüm önerileri arasında şu başlıklar öne çıkıyor:

  • Zenginleştirme oranının düşürülmesi: Uranyumun saflık derecesinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetiminde azaltılması.
  • Yurt dışına sevkiyat: Malzemenin Türkiye veya Fransa gibi üçüncü bir ülkeye gönderilmesi.
  • Siyasi engeller: İran’ın uranyumu ABD’ye göndermeye sıcak bakmaması, Washington’un ise malzemenin Rusya’ya teslim edilmesine karşı çıkması süreci kilitliyor.

“Gayrimenkul anlaşmasına benzemez”

Bölgesel aktörler ve Avrupalı diplomatlar, nükleer dosyanın Trump’ın başmüzakerecileri Jared Kushner ve Steve Witkoff’un alışık olduğu “gayrimenkul anlaşmalarına” benzemediği uyarısında bulunuyor. İran’ın uranyum zenginleştirme hakkından tamamen vazgeçmeyeceğini ve füze programını bir güvenlik garantisi olmadan tasfiye etmeyeceğini hatırlatan yetkililer, ABD’nin tüm tesisleri sökme ve zenginleştirmeyi tamamen durdurma yönündeki “kırmızı çizgilerinin” sahada karşılığı olmadığını belirtiyor.

Avrupa’nın süreçte “sembolik” bir role itilmesi ve Washington’ın “dar kapsamlı belge” ısrarı, diplomatik çevrelerde anlaşmanın ilk sınavda çökebileceği riskini artırıyor.