İran ile ABD arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı ve çevresinde karşılıklı askeri hamlelerle zirveye ulaştı. Washington yönetimi bölgedeki kuşatmayı daraltırken, Tahran yönetimi stratejik geçiş yolunu sivil ve askeri trafiğe kapatarak yanıt verdi. Bu tırmanış, iki ülke arasında İslamabad’da gerçekleştirilmesi beklenen ikinci tur barış görüşmelerini belirsizliğe sürükledi.
Denizde abluka ve mayın iddiası
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Umman Denizi’nde uçak gemileri ve destroyerlerden kalkan helikopterlerle devriye faaliyetlerini artırdığını duyurdu. ABD ordusunun, İran ile bağlantılı petrol tankerlerine baskın yapmaya ve uluslararası sularda ticari gemilere el koymaya hazırlandığı belirtiliyor. Öte yandan, İsrail ve ABD istihbarat kaynakları, İran’ın Hürmüz Boğazı’na küçük tekneler aracılığıyla gizlice mayın döşediğini iddia etti; ancak bu tehdidin boyutu henüz netlik kazanmadı.
İran’dan geçiş yasağı ve yeni kurallar
İran Devrim Muhafızları Ordusu, pazar günü Boğaz’ı geçmeye çalışan iki tankeri geri çevirdiğini açıkladı. İranlı yetkililer, Boğaz’ın kontrolünün tamamen kendi ellerinde olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:
- ABD ablukası kalkana kadar geçiş yasağı sürecek.
- Sadece yeni belirlenen protokolleri kabul eden ve geçiş ücreti ödeyen gemilere öncelik verilecek.
- ABD ve İsrail’e ait askeri unsurların bölgeye girişine izin verilmeyecek.
Seyir verilerine göre, Boğaz’daki trafik tamamen dururken, en az 13 petrol tankeri rotasını değiştirerek Körfez içine geri döndü.
Diplomatik kulislerde hareketlilik
Askeri gerilime rağmen diplomatik kanallarda sıcak bir trafik yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, müzakere heyetinin pazartesi günü Pakistan’a gideceğini duyurdu. ABD heyetine Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in liderlik edeceği, heyette Jared Kushner ve Steve Witkoff gibi isimlerin de yer alacağı belirtiliyor.
İran tarafı ise niyet beyanlarına rağmen şartlı bir duruş sergiliyor. Tahran yönetimi, deniz ablukası sürdüğü müddetçe masaya oturmayacaklarını ifade ederken, bazı kaynaklar Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, Trump ile doğrudan bir zirve ve ortak bir deklarasyon imzalanması şartıyla Pakistan’a gidebileceğini iddia ediyor.
Bölge, 28 Şubat’ta başlayan ve binlerce can kaybına yol açan savaşın ardından, 8 Nisan’da ilan edilen iki haftalık geçici ateşkesin kalıcı bir barışa dönüp dönmeyeceğini bekliyor.
