Çin’in önde gelen yayın organları Halkın Günlüğü (Renmin Ribao) ve South China Morning Post, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı küresel enerji güvenliği ve stratejik güç dengeleri perspektifinden mercek altına aldı. Analizlerde, Washington’ın bu hamlesiyle bir yandan Tahran’ı dize getirmeyi, diğer yandan Çin’in enerji koridorunu kontrol ederek Pekin’i bir baskı unsuru olarak kullanmayı hedeflediği öne sürülüyor.
Küresel enerji arzında “tarihi kırılma”
Çin Komünist Partisi’nin resmi yayın organı Halkın Günlüğü, krizin sadece petrol fiyatlarını değil, küresel ekonomik büyümenin temellerini sarstığına dikkat çekti. Akademisyen Dong Xiu-cheng tarafından kaleme alınan analizde, Hürmüz ablukası “küresel enerji arzında tarihi bir bozulma” olarak nitelendirildi. Dong, modern sanayinin can damarı olan enerjideki fiyat artışlarının; kimya, ulaşım, gübre ve elektronik gibi pek çok sektörde enflasyonist baskıyı artıracağı uyarısında bulundu.
Pekin üzerinde “İran baskısı” iddiası
South China Morning Post ise daha doğrudan bir soruya odaklandı: Washington, Çin’i Tahran üzerinde baskı kurmaya mı zorluyor? Haberde, İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin’in, enerji arzı üzerinden tehdit edilerek bir arabuluculuğa zorlandığı yönündeki Batılı iddialar tartışıldı. Global Times’ın eski genel yayın yönetmeni Hu Xijin, ABD’nin bu fırsatı Çin’i İran ile bir anlaşmaya itmek için kullanmak istediğini ancak ablukanın doğrudan Çin’e yönelik olmadığını savundu.
“Hedef Çin değil, bizzat İran”
Çinli uzmanların çoğunluğu, ablukanın ana hedefinin Pekin olduğu yönündeki görüşlere şüpheyle yaklaşıyor. Analist Jesse Marks, Trump’ın kararlarının “doğrudan İran’la ilgili” olduğunu ve mesajın, ABD’nin dünyanın en önemli enerji koridorunda mutlak hakimiyet kurma kapasitesini göstermek olduğunu belirtti. Diğer taraftan, Pekin’in Tahran üzerindeki etkisinin Batı’da abartıldığı, İran’ın Çin ile ilişkilerine değer verse de aşırı bağımlılıktan kaçındığı vurgulandı.
Çin’in enerji direnci ve stratejik yanıtı
Şanghay Uluslararası Etüdler Üniversitesi’nden Profesör Huang Jing, Çin’in enerji sepetinin göreceli çeşitliliği sayesinde Washington’ın Hürmüz üzerinden Pekin’i “boğma” kapasitesinin sınırlı olduğunu ifade etti. Çin basınına göre Pekin, bu süreçte şu stratejik adımları hızlandırıyor:
- Stratejik Rezervler: Enerji stoklarının artırılması ve kaynak çeşitliliği.
- Bölgesel Lojistik: Nakliye rotalarının kıyılara yaklaştırılması ve bölgeselleştirilmesi.
- Enerji Dönüşümü: Petrol ve gaza bağımlılığı azaltmak için kömür kimyası ve fosil dışı enerji teknolojilerine geçiş.
Sonuç olarak Çin basını, Hürmüz ablukasını Washington’ın hem İran’ı kısıtlama hem de Pekin’e siyasi sorumluluk yükleme çabası olarak okuyor. Ancak Pekin, bu durumu “tek taraflı ve sorumsuz bir hamle” olarak nitelerken, kendi stratejik özerkliğini korumak adına enerji sepetini çeşitlendirmeye devam ediyor.
